Tımarhaneden Üstatlığa!
Tımarhaneden Üstatlığa!
Payitaht Abdülhamit dizisinin yayınlandığı günlerde sosyal medya hesaplarımdan şöyle bir cümle paylaşmıştım; “Abdülhamid ile ilgili birkaç yıl süren bir dizi yapılıyor ama dizi de Abdülhamid'in Said Nursi'yi hem cezaevine hem akıl hastanesine yatırdığından hiç bahsedilmiyor!” Ben bu ve benzeri paylaşımlar yaptığımda dizi halen yayındaydı. Sonraki bölümlerde de bu konuya hiç girmediler. Sosyal medya hesaplarımda bu konuları paylaşmaya başlayınca, birçok gencin bu olaydan haberinin olmadığını da anladım. II.Abdülhamid için “Cennetmekan”, Said Nursi için “Bediüzzaman” demeye alışmış dindar gençlerden, bu tür konuları saklamaya devam ediyorlar. Dizilerde bile işlemeye cesaret edemiyorlar.
15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimine dair defalarca belgesel dizi tarzında yayınlar yaptı devletin TRT kanalı. İçerik ve hazırlama biçimi güzel olmakla beraber, FETÖ ekibinin Nurcu olduğu, Said Nursi kitapları okuduklarına dair tek bir kare bile yayın yapmadılar. FETÖ’nün, Nurculuk bataklığında yetişmiş zehirli bir çiçek olduğunu herkes bildiği halde, ima yoluyla bile konu etmediler. FETÖ’nün Nurcu bir darbe girişimi olduğu gerçeğini de gençlere unutturmaya çalışıyorlar. Sosyal medya olmasa belki de başarırdılar?
II.Abdülhamid tarafından cezaevine konulan, tımarhane ile hapishane arasında gidiş gelişleri olan Said Nursi’nin neden hapse atıldığına dair birçok farklı yorum var. Bu konuyla ilgili Nurcu sitelere bakarsanız başka sebepler okursunuz, farklı sayfaları incelerseniz çok başka şeyler düşünürsünüz. İki ayrı yorymun tek ortak özelliği, Said Nursi’nin II.Abdülhamid’e Doğu ve Güneydoğu bölgesinin eğitimi için bazı tekliflerde bulunduğu gerçeğidir.
Said i Nursi Doğu Anadolu'daki bazı problemlerin çözümünü din ve fen ilimlerinin bir arada okutulduğu bir medrese (Medresetu'z Zehra) açmakta görüyordu. Bu konuda Sultan Abdülhamid'le görüşmek için 1907 yılında İstanbul'a geldiyse de padişah kendisiyle görüşmeyi kabul etmemiştir. Bir mektup yoluyla Doğu ve Güneydoğu bölgesinde eğitim için bazı tekliflerde bulunuyor Said Nursi. Konunun ayrıntısına girmeden önce burada biraz duralım.
II.Abdülhamid, 33 yıl iktidarda kalmış bir Padişahtır. Hasta adam olarak bilinen Osmanlı İmparatorluğunu yeniden ayağa kaldırmak için birçok proje geliştirdiği bilinir. En çok çalıştığı alanlardan birisi de eğitimdir. Bazıları bu çalışmalarından dolayı “eğitimci” padişah olarak anarlar II.Abdülhamid’i. Eğitim alanındaki önemli devrimlerinden birisi de, cami yaptırdığı her köye bir de mekteb-i iptidai (ilkokul) yaptırması ve ilkokulları köylere kadar yaygınlaştırması olmuştur.
Tahtta olduğu yıllarda, her yıl ortalama 400 ilkokul açılarak, 1877’de 200 civarında olan okul sayısı 1905-1906 öğretim yılında 9.347’ye çıkartılarak bir rekora imza atılmıştır. Aynı şekilde, tahta oturduğu 1876’da 250 küsur olan Rüşdiye (ortaokul) sayısı, tahttan indirildiği yıl 900’ü bulmuştu. İdadilerin (lise) sayısını ise, 1909’da 109’a ulaştırarak, başta İstanbul olmak üzere tüm Anadolu’da bu okulları yaygınlaştırmaya ve........
