menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çulluklar, ekranlar ve yıkımın teşhiri

23 0
02.03.2026

Gabriel García Márquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık’a değişmem” dediği öyküsü Çullukların Gecesi, üç adamın gözlerinin çulluklar tarafından oyulmasıyla başlar. Bir barda, anlamsız bir taklitten sonra kuşlar masaya saldırır ve adamların gözlerini oyar. Olay gazetelere çıkar. Herkes okur. Kimse inanmaz. “Satış artırmak için uydurulmuş bir haber,” denir. Üç adam kör olmuş, sokaklarda dolaşır, başlarına geleni anlatmaya başlarlar. İnsanlar alay eder. Karşılaştıkları bir çocuk bile onları tanıdığı halde açıkça sahip çıkmak istemez. Gerçek ortadadır, fakat kimse tarafından kabul edilmez.

Öykünün asıl dehşeti üç adamın gözlerinin oyulması değildir elbette. Asıl dehşet, körlüğün inkar edilmesidir.

Bugün bu öyküyü yeniden hatırlamak gerekiyor. Çünkü Orta Doğu’da ABD’nin açık askeri ve diplomatik desteğiyle İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle genişleyen savaş, benzer bir inkar rejimi içinde sürüyor. Patlamalar kayda geçerken peşi sıra sivil kayıplar listeleniyor. Fakat savaşın gerçeği teşhir edildikçe hemen savaş sıradanlaşıyor. Körlük artık “görmemek” şeklinde vuku bulmuyor, görüp etkilenmemek şeklinde üretiliyor.

İşte burada savaş, pornografik bir forma bürünüyor.

Pornografi, mahrem olanın teşhiridir. Savaşın pornografisi ise ölümün ve yıkımın teşhiridir. Bombardıman görüntülerinin hemen hemen her mecrada tekrar tekrar yayınlanması, füzenin hedefi vurduğu anın ağır çekimde servis edilmesi, infilakın gece göğünde bıraktığı estetik ışığın sosyal medyada paylaşılması… Şiddet, görsel haz nesnesine dönüşüyor.

Bu aradan ABD ve İsrail merkezli ana akım medya diline bakmak yeterli. “Precision strike” deniyor — hassas atış. “Surgical........

© Serbestiyet