Halden markete… Bankadan cebimize…
Evet, bugün iki hikayemiz var!
Biri, halden marketlere inen sebze ve meyvenin alım fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkı konuştuğumuz Türkiye, ki Ticaret Bakanlığı bu konuda ardı ardına cezalar yazıyor. Diğeri de devletten aldığımız maaşın banka şubesinden cebimize girdiği, ama ilk hikayedeki gibi artmadığı, aksine, yaşanan zamlarla beraber daha da erdiği bir Türkiye.
Haftalardır, bunları konuşuyoruz.
“Tarım ülkesi” diye bildiğimiz Türkiye’de üretilen domatesin, salatalığın, yeşil/kırmızı biberin fiyatını, artık dolmayan, dolmadığı için de işe yaramayan pazar filesini evde bırakan vatandaşın, ufak bir iki poşetle evine döndüğü hallerimizi en çok da.
Tartışmanın patladığı yer, sosyal medya!
Paylaşılan örneklerse, kontrolden çıkan bir aracın hali gibi!
Hatta freni patlamış bir kamyonun bir kalabalık içine daldığı o sahne gibi!
Sosyal medyada paylaşılanlardan bir tanesi bakın şöyle;
“Bir abim ve dostum, aylardır, Güney Fransa’nın en kalburüstü yerleşimlerden biri olan Aix-en Provence bölgesinde ikamet ediyor. Michelin ödüllü bir pastane, kruvasanı 1.60 Euro’dan satıyor. Yani 80 lira. İlk fotoğraf, Fransa’dan. İkinci fotoğrafı da dün Bağcılar’dan attı. Kruvasanın fiyatı, 180 lira! İstanbul’un en mutena semti de değil üstelik.”
Konu, “parası olan alsın” değil, fiyat etiketlerine eklenen rakamların........
