menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devrimler steril değildir: Taktik zorunluluklar ve uluslararası ilişkiler

10 1
15.01.2026

Türkiye’de kimi sol-sosyalist çevreler, “emperyalizmle işbirliği” suçlamasını Kürt hareketinin özellikle Rojava sahasında geliştirdiği taktiksel ilişkilere indirgemekte ve meseleyi çoğu zaman ahlaki bir saflaşma düzleminde ele almaktadır. Bu yaklaşım, Rojava’nın hem yakın geçmişte Rusya, İran ve Esad rejimiyle kurduğu taktik ilişkileri hem de Türkiye’nin NATO içindeki yapısal konumlanışını, askeri-endüstriyel bağımlılıklarını ve on yıllara yayılan stratejik ortaklıklarını bilinçli biçimde görünmez kılmaktadır.

Oysa mesele, belirli bir hareketi suçlamaktan çok daha geniş bir çerçevede ele alınmalıdır. Asıl tartışılması gereken, uluslararası güç dengelerinin devrimci süreçlerde oynadığı tarihsel roldür. Dünya devrimci deneyimleri, büyük güçlerle temas, geçici işbirlikleri ya da çıkar örtüşmelerinin istisna değil, aksine tarihsel bir kural olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda Rojava örneği, ne benzersizdir ne de siyasi açıdan kategorik bir sapmaya işaret eder; daha ziyade, güçler dengesinin dayattığı yapısal koşulların güncel bir ürünüdür.

Bu bağlamda dünyada sayısız deneyimler bulunmaktadır. Bunlardan en çarpıcı olanı tarihin en büyük altüst oluşu olan Bolşevik Devrimi deneyimidir.

1917 Şubat Devrimi patladığında Lenin İsviçre’de sürgündeydi. Rusya’ya dönüşü, ancak Almanya’nın sağlayacağı bir geçiş koridoruyla mümkündü. Savaşın en kızgın günlerinde, iki düşman kutbun çıkarları geçici olarak kesişmişti. Almanya, Rusya’daki devrimci dalganın Çarlık devletini zayıflatacağını hesaplıyor; Bolşevikler ise iktidar mücadelesinin merkezine dönebilmek için bu geçişe ihtiyaç duyuyordu. “Mühürlü tren” olarak anılan bu yolculuk, çoğu zaman sembolik bir ayrıntı gibi sunulsa da tarihsel gerçek nettir: Rus devriminin lideri, iktidar yolculuğuna emperyalist bir devletin sağladığı diplomatik imkânla başlamıştır. Bu durum ne Bolşevikleri Alman yanlısı yapmış ne de devrimin karakterini değiştirmiştir.

Bu tarz zorunluluklardan biri de 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması’dır. Devrimin henüz pekişmediği, iç........

© sendika.org