Halkevleri’nin 29. olağan, görkemli ve onurlu genel kurulu üzerine
“Onların bugün büyük görünen güçleri ve imkânları bizlere vız gelir. Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız.” Mahir Çayan (Minnet, saygı ve özlemle anarak)
Mahir Çayan’ın tarihsel ve siyasal bir kesitte dile getirdiği bu söz, sosyolojik açıdan salt bir dönemin ajitasyon unsuru değil, ezilen ile ezen arasındaki asimetrik güç ilişkisini yapı sökümüne uğratan diyalektik bir manifestodur. Siyaset bilimi literatüründe “hegemonya” ve “karşı-hegemonya” kavramları üzerinden okunan bu tespit, egemen sınıfların elinde bulundurduğu maddi ve bürokratik aygıtların mutlak bir yenilmezlik taşımadığını, toplumsal muhalefetin niceliksel ve niteliksel potansiyeli karşısında kırılgan olduğunu vurgular.
Günümüz Türkiye’sinin sosyo-ekonomik anatomisi ve toplumsal sınıflar
Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik konjonktür, Çayan’ın “bir avuç” ve “milyonlar” olarak somutlaştırdığı sınıfsal kutuplaşmanın en derinleştiği tarihsel evrelerden birine tanıklık etmektedir. Neoliberal iktisat politikalarının ve güvencesizleştirme süreçlerinin yapısal bir krizle birleştiği günümüz tablosunda, toplumsal katmanların maruz kaldığı hak gaspları ve krizler şu şekilde kristalize olmaktadır:
İşçi sınıfı ve emekçiler: Üretim süreçlerinin otomasyonu ve esnek çalışma modelleri adı altında, sendikasızlaştırma ve güvencesiz istihdam kalıcı hale getirilmiştir. Reel ücretlerin enflasyon karşısında erimesi, emeğin milli gelirden........
