menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihsel bir sürekliliğin güncel temsili: Doruk Madencilik işçilerinin hak mücadelesi

7 0
27.04.2026

Türkiye’de işçi sınıfının hak arama pratiği, Ankara’ya yönelen yürüyüşlerle şekillenen bir tarihsel hat oluşturur. Siyasal iktidarın ve karar alma mekanizmalarının merkezi olan Ankara, hak arama mücadelelerinin doğrudan muhatabına yöneldiği bir mücadele mekânıdır.

1991 yılında Zonguldak’tan Ankara’ya yapılan Büyük Madenci Yürüyüşü, Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük eylemlerinden biridir. 2009 Aralık ayında başlayıp 78 gün süren Tekel işçilerinin direnişi, Türkiye tarihinin en büyük ve en uzun süreli kitlesel eylemidir.

Bugün Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, aynı hattı yeniden kuruyor. Bu yürüyüşler, ekonomik taleplerin taşındığı eylemler olmanın ötesinde, anayasal hakların kamusal alanda kullanım biçimleri olarak da anlam kazanıyor.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı çerçevesinde sendikal özgürlükler

Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin Kurtuluş Parkı’nda başlattıkları açlık grevi, çok boyutlu bir hak mücadelesi niteliği taşıyor. Beş aydır ücretlerini alamayan işçilerin eylemi, hak arama özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile sendikal özgürlüklerin kesişiminde yer alıyor.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, hem Anayasa’nın 34. maddesi hem de 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu çerçevesinde düzenlenir ve bu iki yasal çerçeve de hakkın kullanımını güvence altına alır.

Anayasa’nın 34. maddesi, “herkesin önceden izin almaksızın” bu hakkı kullanabileceğini açıkça ortaya koyarken, 2911 sayılı kanun da bu hakkın kullanılma usullerini belirleyen bir çerçeve........

© sendika.org