menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimi sele, rüzgara kapılır, kimi salyangoz gibi kemiksizdir!

5 0
26.03.2026

Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, yazdığı yeni köşe yazısında, "Kimi sele, rüzgara kapılır, kimi salyangoz gibi kemiksizdir" dedi.

Değerli dostlar, insan hayatına yön veren, hayatı düzenleyen, alınan kararlar ve hayata dair her türlü tercihlerimizi belirleyen ve insan davranışlarını belirleyip, şekillendiren en önemli unsur beklentilerimizdir. Beklentilerimiz öyle sıradanlaşmıştır ki, çoğu kez farkında olmadığımız ritüeller halini almıştır. 

Sabah uyanır uyanmaz, aile efradına 'günaydın' demenizden akşam eve geldiğinizde selamlaşmanıza ve gece uykusuna dalana kadar düşünmeler, kurulan hayaller yapılan işler, planlar, programlar kısaca hayatın akışı, sizi fiziki ve zihinsel olarak oradan oraya sürükler durur. 

Her davranış ve sözünüz verdiğiniz kararların ve tercihlerin, bir sonucu olarak gösterdiğiniz irade ile olur. Sürekli bir beklenti içinde olursunuz. Buna bir şey ummak da diyoruz. Hep umuyoruz. Umduklarımız gerçekleşirse mutlu oluyoruz, yoksa mutsuz oluyoruz. Ama biz insanlar her şeyin umduğumuz gibi olmadığını gördüğümüzde, mutsuzluk hissediyoruz. Burada göz ardı ettiğimiz bir şey var. 

Bizim beklentilerimiz her zaman haklı değildir. Haksızlık, adaletsizliktir. Hak demek, adalet demektir. Adil olmayan kişi de, nefsi ile davranmış demektir. Nefis şeytanidir ve sürekli yanlış yaptırır. Şeytanın yolunu tutanların varacağı son malumdur. Bu gün insan, insani ihtiyaçlarını değil, nefsinin isteklerini karşılamanın hesapları ile davranmaktadır. Bu da adaletsizlik ve kul hakkını doğurmaktadır. Nefsinin arzularına göre yaşamanın en önemli nedeni ise, empati yoksunluğu ki, bu bir kişilik bozukluğudur. 

Bir insan empati yapabilmesi halinde, dahi nefsi arzularının gereğini yapıyorsa işte bu da açık bir, zalimlik ve vahşiliktir. Bu tür insanların sonu uzun süren bir iç huzursuzluk ve nihayetinde, zavallı ve acı bitecek bir sona gidiştir. Her insanın içinde, doğruyu söyleyen bir ses vardır. O sesi dinlemeyenler iç dünyalarında asla mutlu olamaz ve çevresini de düştükleri bataklığa sürükler. 

Bu tip insanlar zayıflıklarını; zulmünü arttırarak, zulüm edemediği insanlardan uzaklaşarak, adaleti emreden İslam dininden zaklaşarak örtmeye çalışırlar. Her insanın içinde bir ateş yanar. Bu ya iman ya sevgi ateşidir, ya da cehennem. Ama o mutlaka yanar. İman ateşi olanlara, mutsuzluk yoktur. Çünkü o cehennem ateşini de yakar. Muhasebede bir mizan çizelgesi vardır. Buna T cetveli denir. Büyük bir T çizersiniz, bir tarafa mevcutlar ve alacakları yazarsınız, diğer tarafa borçlar, kar-zarar ve sermayeyi. Hayat da böyledir. 

Allah katında alacak ve varlıklarınız sizindir. Borç, kar-zarar ve sermayenin hesabı sorulur. Ne yaptın denir. Ayetle sabittir ki, insana ölüm anında amel defteri verilir. O defteri sağından alanlar kurtulmuştur. Solundan alanların gideceği yer cehennemdir. Allah sağından alanlardan eylesin.

Başa dönecek olursak iyiyi ve güzeli ummak için yaşantımızın da, bu umuya uygun olması gerekir. Her şey usulü ve adabıyla uygundur. Mesela yemek yiyen birine 'afiyet olsun' demek hoştur. Ama ringe çıkan bir boksöre derseniz bunu, nasıl anladığına bağlı olarak, size galiz bir küfür edebilir. Bildiklerimiz   anladığımız kadardır. Yapıp ettiklerinizin, iyi veya kötü mutlaka bir bedeli vardır. Zira adaletlilerin en hayırlısı Allah'tır. O mutlaka adaletini tecelli ettirir. O azametli günün azabı da, çok büyüktür. Burada ekonomideki beklentiler konusunu değil, hayata dair beklentilere değindik. 

Siyasette seçmen davranışları da buna benzer. Seçmenin de beklentileri vardır. Beklentilerini karşılamaya en yakın gördüğü, siyasi kuruma oy vermeye eğilimlidir. Biz buna siyasette 'oy verme saiki' veya 'gerekçesi' diyoruz. Kimi sadece kendini düşünür, kimi kendini, en son düşünür. Kimi sele, rüzgara kapılır. Kimi salyangoz gibi kemiksizdir, her yerden geçer. Nihayetinde herkes yelpazenin bir yerine yerleşir. Siyasete değinmeden geçemedik. Zira dünya siyasetle yönetilir.


© Samsun Kent Haber