menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

APP plaka meselesi! Vatandaşa ceza var kamuya yok mu?

27 0
17.03.2026

APP plakalar ve multimedya ekran meselesi tartışılmaya devam ederken, Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, geri çekilen cezalara ilişkin yazdığı köşe yazısında kamu araçlarında kullanılan APP plakalara dikkati çekerek, "Vatandaşa ceza var kamuya yok mu? dedi.

Plaka, Ekran ve Eşitlik Meselesi

Trafikte düzen mi geliyor, yoksa yeni bir karmaşa mı doğuyor?

2026 yılına Türkiye otomobil dünyası adeta bir düzenleme fırtınasıyla girdi. Birkaç hafta içinde ardı ardına gelen açıklamalar, cezalar, ertelemeler ve geri adımlar sürücülerin kafasını karıştırdı.

Bir yanda APP plakalar, diğer yanda araçlara sonradan takılan multimedya ekranları...

İki konu da aslında teknik bir güvenlik meselesi. Fakat uygulama biçimi, tartışmayı sadece trafik güvenliği alanında bırakmadı; hukuk, eşitlik ve teknoloji tartışmasına dönüştürdü.

Türkiye’de yıllardır APP plaka olarak bilinen kalın fontlu, estetik görünümlü standart dışı sahte plakalar kullanılıyor. Birçok sürücü bunu görsel bir tercih olarak gördü. Ancak güvenlik sistemleri açısından durum farklı.

Trafik kameraları, hız koridorları ve KGYS sistemleri plakaları otomatik karakter tanıma (OCR) ile okuyor. Standart dışı fontlar ve mühürsüz plakalar bu sistemlerin hata payını artırıyor.

Bu nedenle devlet, karekodlu ve mühürlü standart plaka sistemine geçişi hızlandırdı.

Yetkisiz yerlerde basılmış veya mühürsüz plakalar için çok ağır cezalar gündeme geldi. Bazı durumlarda ceza miktarının 140 bin TL’ye kadar çıkabileceği konuşuldu ve resmi belgede sahtecilik kapsamında adli işlem ihtimali doğdu.

Bu açıklamalar doğal olarak büyük bir panik yarattı.

Sonrasında İçişleri Bakanlığı sahadan gelen tepkileri dikkate alarak uygulamayı yumuşattı. Standart dışı ancak sahte olmayan plakalar için denetimlerin bir süre bilgilendirme seviyesinde yapılacağı açıklandı ve bazı cezalar iptal edildi.

Ama tartışma burada bitmedi.

Vatandaşa ceza var, kamuya yok mu?

APP plaka meselesinde kamuoyunun dikkatini çeken bir başka nokta var.

Türkiye’de pek çok belediye başkanının makam aracında, oda ve borsaların resmi araçlarında, hatta bazı kamu kurumlarına ait araçlarda kalın fontlu APP plakalar bulunuyor.

Çoğu zaman bu araçlar siyah veya kırmızı resmi plaka taşıyor. Fakat yazı karakteri yine APP formatında.

Vatandaş için standart dışı plaka sayılan bir uygulamanın kamu araçlarında devam etmesi doğal olarak şu soruyu doğuruyor:

Kanun gerçekten herkes için mi geçerli?

Eğer plaka sistemi güvenlik için standart hale getiriliyorsa bu standart kamu araçları için de geçerli olmak zorunda. Aksi halde bu düzenleme güvenlik reformu değil, vatandaş için yeni bir cezalandırma alanı olarak algılanır.

Asıl büyük sorun: Türkiye’de plaka fontu bile standart değil

APP tartışması aslında daha büyük bir sorunu ortaya çıkardı.

Türkiye’de plaka fontu tam anlamıyla standart değil.

APP olmayan, yani resmi basım olan plakalar arasında bile ciddi font farkları bulunuyor. Bazı plakaların rakamları ince, bazıları çok kalın. Bazılarında harfler birbirine çok yakın, bazılarında aralıklar farklı.

Bu durum sadece estetik bir mesele değil.

Düşük ışık koşullarında veya uzaktan çekimlerde trafik kameralarının plakayı okuma doğruluğunu düşürüyor.

Avrupa’da bu sorun yıllar önce çözüldü. Örneğin Almanya’da kullanılan FE-Schrift adlı plaka yazı tipi sahteciliği zorlaştıran ve makineler tarafından hatasız okunacak şekilde tasarlanmış özel bir fonttur.

Türkiye’de de benzer şekilde tek tip, teknik olarak optimize edilmiş bir plaka font standardına geçilmesi gerekiyor.

APP plakaları yasaklamak tek başına çözüm değil. Asıl çözüm, tartışmaya kapalı tek bir yazı standardıdır.

Gelelim multimedya ekranları meselesine!

Plaka tartışması sürerken bir başka düzenleme gündeme geldi.

Araçlara sonradan takılan multimedya ekranları.

27 Şubat 2026’da yürürlüğe giren düzenleme, sürücünün görüş alanını kapatan veya dikkatini dağıtan multimedya ekranlarına ciddi yaptırımlar getiriyordu. Yaklaşık 21 bin TL ceza ve aracın trafikten men edilmesi ihtimali gündeme geldi.

Bu da büyük tepki çekti.

Çünkü bugün Türkiye’de milyonlarca araçta sonradan takılmış navigasyon ve multimedya sistemleri bulunuyor.

Tepkiler üzerine uygulama kısa süre içinde askıya alındı ve yeni teknik kriterler hazırlanacağı açıklandı.

Fakat burada kamuoyunda pek konuşulmayan önemli bir teknik gerçek var.

Asıl mesele ekran değil, güvenlik sistemleri!

Yeni nesil araçlarda bulunan multimedya ekranları yalnızca bir eğlence sistemi değildir.

Modern araçların çoğunda ekran, araç güvenlik sistemlerinin merkezi arayüzüdür.

Bu sistemler arasında şerit ihlal uyarısı, mesafe koruma sistemi, sürücü dikkat uyarısı, yorgunluk algılama sistemi, çarpışma önleme uyarıları…

Yani sürücü ekrana fazla odaklandığında veya dikkatini kaybettiğinde araç bunu algılayıp uyarı verebilir.

Fabrikasyon multimedya sistemleri bu güvenlik ağıyla entegredir.

Fakat sonradan takılan birçok Android ekran bu sistemlere sahip değildir.

Navigasyon kullanırken sürücü şeritten çıktığında veya mesafe ihlali yaptığında onu uyaran bir sistem yoktur.

Yani sorun yalnızca ekranın büyüklüğü değil.

Sorun, ekranın güvenlik sistemlerinden bağımsız olmasıdır.

Bu nedenle devlet aslında ekranı değil, kontrolsüz ve güvenliksiz ekran kullanımını sınırlamaya çalışıyor.

Ancak bu teknik gerçek kamuoyuna doğru anlatılmadığı için mesele “ekran yasağı” gibi algılandı.

Trafikte güvenlik için standartlar elbette gereklidir.

Ama üç temel unsu unutulmamalıdır.

Birincisi, kanun herkes için geçerli olmalıdır. Kırmızı ve siyah plaka kullanan kamu araçları da aynı plaka standartlarına uymalıdır.

İkincisi, teknik standartlar net olmalıdır. Plaka fontundan ekran konumuna kadar açık ve tartışmasız kurallar belirlenmelidir.

Üçüncüsü ise yasakların nedeni doğru anlatılmalıdır. Vatandaş güvenlik gerekçesini anladığında kurallara uymak daha kolay olur.

Aksi halde trafik düzenlemesi yapmak isterken ortaya çıkan şey düzen değil, sadece yeni bir karmaşa olur.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey ceza yağmuru değil, eşitlik, teknik standart ve akılcı trafik politikasıdır.


© Samsun Kent Haber