İnsan neden sürekli “daha fazlasını” ister?
İnsan neden sürekli “daha fazlasını” ister? Bu soru, modern çağın hızına kapılmış bir toplumun değil, insanlık tarihinin en eski iç gerilimlerinden birine işaret eder. Çünkü “yetmek” fikri, insan zihninin doğasına çoğu zaman ters düşer. Elde edilen her şey bir süre sonra sıradanlaşır, sıradanlaşan her şey ise yerini yeni bir arayışa bırakır.
İnsanın “daha fazlası”na yönelmesi sadece açgözlülükle açıklanabilecek bir durum değildir. Bunun içinde hayatta kalma içgüdüsü vardır, güvenlik ihtiyacı vardır, hatta kimi zaman anlam arayışı bile vardır. Daha çok kazanmak, daha iyi bir evde yaşamak, daha saygın bir konuma ulaşmak… Bunların her biri, insanın kendini güvende hissetme çabasının farklı biçimleridir. Fakat bu çaba, çoğu zaman bir noktadan sonra kontrolsüz bir döngüye dönüşür.
Sorun tam da burada başlar: İhtiyaç ile istek arasındaki çizgi silikleşir. İnsan ihtiyaçlarını karşıladığında durması gerekirken, istekler sahneye çıkar ve sahneyi devralır. Çünkü istekler doymaz; sadece........
