Çağın yorgunluğu
Sabah uyanır uyanmaz telefona uzanıyoruz. Bildirimler, mesajlar, haber başlıkları… Daha yataktan kalkmadan zihnimiz çoktan kalabalıklaşıyor. Gün içinde bilgisayar ekranı, akşam televizyon, aralarda sosyal medya… Derken gün bitiyor ama zihnimiz hâlâ “çevrim içi.” İşte tam bu noktada sorulması gereken soru şu: Dijital yorgunluk diye bir şey gerçekten var mı?
Aslında hepimiz bu sorunun cevabını yaşıyoruz. Sürekli ekrana bakmanın, aralıksız bilgi akışına maruz kalmanın bedeli sadece göz ağrısı ya da baş ağrısı değil. Zihinsel bir tükenmişlik hâli… Odaklanamama, tahammülsüzlük, unutkanlık, hatta sebepsiz bir huzursuzluk. Eskiden “yorgunum” dediğimizde bedensel bir yorgunluk anlaşılırdı. Şimdi ise çoğu zaman beden değil, zihin yoruluyor.
Dijital dünya bize hız kazandırdı ama dinlenme aralıklarını elimizden aldı.........
