menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok sosyal olmak da bir yük olabilir

14 0
23.08.2026

Sınıfa girdiğinde herkesle konuşuyor. Birkaç dakika içinde arkadaş ediniyor. Oyunlarda

grubun ortasında, etkinliklerde en önde, yeni bir ortama girdiğinde hiç zorlanmıyor.

Öğretmeni bir soru sorduğunda parmak hemen havaya kalkıyor.

Bir başka çocuk düşünün…

Kalabalığın içinde biraz daha sessiz. Yeni bir ortama girdiğinde önce izliyor. Hemen

arkadaşlık kurmak yerine karşısındaki kişiyi tanımayı bekliyor. Tek başına vakit geçirmekten

rahatsız olmuyor. Bir şey söylemeden önce düşünüyor.

Aslında cevap düşündüğümüz kadar kolay değil.

Çünkü çocukları “sosyal” ve “asosyal” diye iki kutuya ayırmak, onların karakterini anlamaktan

çok onları etiketlememize yarıyor. Üstelik burada önemli bir ayrım var: İçe dönük olmak,

asosyal olmak demek değil. Bir çocuk yalnız kalmayı seviyor diye insanlardan hoşlanmıyor

değildir. Aynı şekilde çok sosyal olmak da her zaman sağlıklı sosyal beceriler anlamına

Belki de asıl bakmamız gereken şey şu:

Bir çocuğun sosyal olması değil, sosyal davranışlarının onun hayatını nasıl etkilediği.

Çünkü fazlası, birçok güzel özelliği başka bir şeye dönüştürebilir.

İletişim kurmayı daha kolay öğrenebilir. Yeni insanlarla tanışmaktan çekinmeyebilir. Grup

çalışmalarında kendisini rahat ifade edebilir. Yardım istemekten, fikir paylaşmaktan ve

arkadaşlık kurmaktan daha az zorlanabilir. Akran ilişkileri, çocukların sosyal ve duygusal

gelişiminde önemli bir alan oluşturur; olumlu arkadaşlık deneyimleri yalnızlık ve duygusal

uyum açısından da koruyucu olabilir.

Ama bu çocuk sürekli kalabalığa ihtiyaç duyuyorsa?

İşte o zaman başka bir tablo ortaya çıkabilir.

Tek başına kalamamak, sürekli birilerinin ilgisini istemek, grubun düşüncesine kendi

düşüncesinden daha fazla önem vermek,

“hayır” diyememek, dışlanmamak için istemediği

davranışlara........

© Samsun Gazete Arena