Project Hail Mary: Uzayda kötü adam yok, sadece katı kurallar var
Geçen hafta gösterime giren, ünlü bilim kurgu yazarı Andy Weir’in kitabından uyarlama ‘Project Hail Mary’, yine içinde bolca bilim içeren ama aynı anda çok güldüren, birden fazla seyirlik bir yapım olmuş. Filmin içindeki bilimsel unsurlarla değinirken izlemeyenler için filmi bozabilecek bilgiler vereceğim. Şu andan itibaren dikkat. Project Hail Mary’i afiyetle yenen bir yemek olarak düşünürsek, içinde bir tutam Interstellar, iki fiske Martian, bir tatlı kaşığı Gravity, bir çorba kaşığı Arrival, bol kepçe E.T. ve tabi ki aldığı kadar Dünyayı Kurtaran Adam var. Ama bu tarifin içinde sürpriz gizli malzemeler de var elbet.
Bugüne kadar sinemada ‘uzaylılar’ deyince genelde yanına tamlama eki alarak ‘uzaylıların istilası’nı konu alan distopik filmlere maruz kalıyoruz. Gerçi bu filmde Dünya’yı değil de koca evreni istila durumu var. Hemen öyle elinde lazer silahları kötü adamları düşünmeyin ama. Yıldızlardan gelen ışığın enerjisini kütle olarak yakalayıp (canımız E=mC2 sayesinde) yüzde 92 ışık hızına ulaşan ‘astrofaj’ adında bir yaşam türü yıldızların ışığını emip, sönmesine neden olunca yaşam da yok olmakla karşı karşıya kalıyor. Astrofajlar masum, sadece hayatta kalma içgüdüsü ile çoğalıp yayılan tek hücreli bakteri gibi bir yaşam formu. Muazzam enerji depoları olarak astrofajların filmde çok büyük rolü olmakla birlikte burada bilimin bükülüp kurguya kayıldığını belirtmek gerek.
Filmde insanların temsilcisi ilkokul öğretmeni Ryland Grace (karşınızda muhteşem Ryan Gossling sevgili okuyucular) ile dünya dışı akıllı yaşamın temsilcisi Rocky’nin dostluk bağı ve bilimsel tecrübelerini birleştirip buzul devrine girmek üzere olan gezegenlerini kurtarmaya çabalamaları, hiç tanıdık olmadığımız bir lezzet.
Bu eşsiz lezzetin en can alıcı baharatı ise Rocky’nin biyolojisinde gizli. Yazar Andy Weir, bu........
