Bir elmasın hafızası: Koh-i-Noor kimin?
Bazı mücevherler güzellikleriyle, bazıları fiyatlarıyla konuşulur. Bazılarıysa taşıdıkları kan, iktidar ve tarih yüzünden hiç susmaz. Koh-i-Noor da onlardan biri.
Bugün Londra Kulesi’nde, İngiliz Kraliyet Mücevherleri arasında duran 105,6 karatlık bu elmasa baktığınızda aslında yalnızca bir taş görmüyorsunuz. Babürleri, İran’ı, Afganistan’ı, Sih İmparatorluğu’nu, İngiliz sömürgeciliğini; savaşları, işgalleri, devrilen hükümdarları ve elinden imparatorluğu alınmış küçücük bir çocuğu görüyorsunuz.
Adı Farsça: Koh-i-Noor. ‘Işık Dağı.’ Fakat hikâyesinde ışıktan çok gölge var.
Elmasın tam olarak ne zaman ve nerede çıkarıldığı kesin değil. Büyük olasılıkla Hindistan’ın güneyindeki efsanevi Golconda elmas bölgesinden geldi. İlk sahipleri konusunda ise tarihle efsane birbirine karışıyor.
Fakat bildiğimiz bir şey var: Koh-i-Noor yüzyıllar boyunca yalnızca bir mücevher olmadı. Ona sahip olmak, iktidara sahip olmak demekti.
Babür saraylarının ihtişamından çıkan taşın kaderindeki en büyük dönemeçlerden biri 1739’da yaşandı. İran hükümdarı Nadir Şah, Delhi’yi ele geçirdi. Babür hazinesinin büyük bölümünü İran’a götürdü.
Rivayete göre elması gördüğünde söylediği iki kelime, taşın bundan sonraki adını belirledi:
Nadir Şah 1747’de öldürüldü. Elmas ise yaşamaya devam etti.
İran’dan Afganistan’a, Afgan hükümdarlarından Pencap’a geçti. 1813’te Sih İmparatorluğu’nun efsanevi hükümdarı Maharaca Ranjit Singh’in elindeydi. Sonra İngilizler geldi…
Aslında Koh-i-Noor’un bugüne kadar devam eden tartışması tam burada başlıyor.
Ranjit Singh 1839’da öldüğünde Sih İmparatorluğu taht kavgalarıyla sarsıldı. Cinayetler, darbeler, entrikalar birbirini izledi. Sonunda Ranjit Singh’in küçük oğlu Duleep Singh, henüz beş yaşındayken Maharaca ilan edildi.
Beş yaşında bir hükümdar… On yaşına geldiğinde ise İngilizler karşısında kaybedilen savaşların ardından yalnızca tahtını değil, ülkesini de kaybetti.
1849’da Pencap İngilizler tarafından ilhak edildi.
Lahor Antlaşması’na çok ilginç bir madde konuldu: Koh-i-Noor, İngiltere Kraliçesi Victoria’ya teslim edilecekti.
Burada kelimeleri dikkatli seçmek gerekiyor. Çünkü zaman zaman Koh-i-Noor’un Kraliçe Victoria’ya “hediye edildiği” söylenir. Ama karşınızda ülkesini savaşta kaybetmiş on yaşında bir çocuk varsa, ‘hediye’ kelimesinin doğruluğunu insan ister istemez sorguluyor.
Belki de Koh-i-Noor........
