menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Celal Karatüre Mario Jardel'i yenebilir mi?

16 0
08.03.2026

Daha eskilerde Tanju Çolak abimiz de vardı ama-fakat onu gençler hiç hatırlamaz. (Ben bile zor hatırlıyorum yahu.) O yüzden Mario Jardel'den yürüyeceğiz. (Gerçi ben onu da zor hatırlıyorum ya neyse.) Efendim, futbol âleminde, 'golcü' tâbir edilen kişizâdeler vardır. Bu kişizâdelerin alamet-i farikaları son vuruş yetenekleridir. Yani, top rakip ceza sahası içinde ayaklarına düşerse, önlerinde de bir boşluk görürlerse, eyvah eyvah, kaleye golü yazarlar. Bu işi de gayet iyi yaparlar. İsabet yüzdeleri yüksektir. Fakat, gelgelim, bu özellikleri dışında pek bir hâsiyetleri de yoktur. Yani ne sahada çok koşarlar. Ne fazla fazla çalım atarlar. Ne de geriye dönüp defans yaparlar. Yok. Hayır. Iıı-ııh! Cııık! Bunlardan hiçbirini itinayla yapmazlar.

Sadece pozisyon alıp topun ayaklarına, kafalarına, artık nerelerine denk gelirse, gelmesini beklerler. O yüzden bu futbolcu tipine lügatte 'hazır golcü' de denilmiştir. Modern futbolda pek yerleri yoktur artık. Zira artık herkesin herşeyi az-çok becermesi gerekir. Koşmayana kimse ekmek vermez. 'Sen çalış ben yiyeyim'le profesyonellik olmaz. Ancak alt liglerde hâlâ ekmek yedikleri vâkidir. Her neyse... Uzattık. Bu futbol bahsini aslında şöyle bir konuda bize rehberlik etmesi için açtık:

Hayal bu ya! Yahut öcülü bir kara-ütopya! Türkiye'de rejimin Galatasaraylılar tarafından kurulduğunu kurguluyoruz. Galatasaraylılar, her nasıl başarmışlarsa, hep beraber düşman işgalinden kurtardığımız bu ülkenin yönetimine kurulmuşlar. Sonra o dönemki baş golcüleri Mario Jardel'i de 'ulu golcü' saymışlar. Tıpkı George Orwell'ın 1984'ündeki gibi yurdun her yerine heykellerini kondurmuşlar. Resimlerini asmışlar. Tâ anaokullarından sâbî sübyana Big Brother sevgisini aşılıyorlar. Dağlara-taşlara, cik cik öten kuşlara, duvarlara-binalara sözlerini asıyorlar. (Hayalimizdeki Mario Jardel elbette Portekizce değil Türkçe konuşuyor.) Vatan bu şekilde bir Galatasaray hegemonyası altında yönetilip gidiyor. Derken 'çok takımlı lige' geçiliyor. Ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor vs. gibi çokları futbollarını gösteriyorlar. Aaaaa! Maşaallah. Seçimleri de kazanıyorlar. Şampiyonluğa geliyorlar. Zaten seçim olduğu sürece Galatasaray başa geçemiyor. Ancak federasyon gücüyle iktidarı elde edebiliyor. Böyle zor kuvveti elinde bulunmadığı zaman sahada nal topluyor. Tribünler maziyi asla unutmuyor.

Unutmuyor ama Galatasaray da hepten dersini çalışmamış değil. Evet. Tıpkı yine Orwell'ın kara-ütopyası 1984'te anlatıldığı gibi bir 'Gerçek Bakanlığı' kuruyorlar. Kurmuşlar yani. En başta kurmuşlar. Sonra bu 'Gerçek Bakanlığı' eliyle bütün tarihi silbaştan yeniden yazıp-oynamışlar. Ohh! Herşeyi yeniden kurmuşlar. Yeni yazılan tarihe göre bu ülkede hiçbir zaman Beşiktaşlılar, Fenerbahçeliler vs. diye takımlar varolmamış. Iıı-ıııh! Hiçbirinin taraftarlığı hiçbir zaman yaşanmamış.

Aksine sadece bir takım var: Galatasaray. Ve bir taraftar grubu var: Galatasaraylılar. Ve bir tane ulu golcü var: Mario Jardel. Sonra bu ideolojiyi Milli Eğitim marifetiyle bütün Türkiye'ye de belletiyorlar. Öyle-böyle, bir şekilde, başka........

© Risale Haber