Üslup hassasiyeti
Sabahattin Ali’nin Sırma Köşk’ü yeni bitti. Muhabbetle ve lezzetle okuduğum kalemlerden biri Sabahattin Ali. Dili Peyami Safa’nın dilinden bile güzel. İnsanlara ve hadiselere bakış tarzı hakeza öyle. Sırma Köşk günümüzü, halimizi, melalimizi hulasa eden bir öykü. Daha doğrusu masal. Bütün sırma köşklerin yıkılışı halktan birinin elindeki beyinsiz, dilsiz, gözsüz kelleyi fırlatabilme cesaretini gösterebilmesine bağlı. Ondan sonra en dikkate şayan olanı Kurtla Kuzu öyküsü. Çendan hepsi güzeldi ama bu öykü bir başka idi. Hayatta en acı olan şey, bir mahkumun celladına, bir koyunun kasabına gülümsemek zorunda kalması.
Her bir öykü bir içimlik su. Yıllar önce Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan isimli üç romanını okumuştum. Hepsinin mümeyyiz vasfı harika üslubu. Bütün romanlarda içerik az-çok aynıdır, onları farklı kılan üslupları. Kemal Tahir’in üslubu yoktur, en........
