menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dinî Hükümlerde Ruhsat ve Azimet

52 0
18.04.2026

İnsan, fıtri olarak güzel şeylere meyleder. Ama güzelin de güzeli vardır, daha güzele yönelmek elbette daha güzeldir. Bu bağlamda bazı ehl-i imanı metheden şu ayeti hatırlayabiliriz:

“Onlar sözü dinlerler, (değerlendirip) en güzeline uyarlar…”[1]

Benzeri bir durumu şu ayette görebiliriz. Cenab-ı Hak Hz. Musa’ya şu talimatı verir:

“Kavmine emret, en güzelini alsınlar.”[2]

“En güzelini alsınlar” ifadesinde, en efdal olanı yapmaya bir teşvik vardır.

Bu ayetlerin muhtevası, bir yönüyle ruhsat ve azimet konusudur. Bunlar birbirine mukabil olarak kullanılan iki kavramdır. Bir cihetten azimet “ârızî hallere bağlı olmaksızın başta konan aslî hükümlere verilen addır.” Yani dinde herhangi bir meselenin hükmü verilmişse buna azimet denir. Ruhsat ise, arızî bazı durumlar sebebiyle bu hükmün hafifletilmiş şeklidir. Mesela oruç tutmak normal şartlarda bütün mükelleflere farz olan aslî bir hüküm olması bakımından bir azimettir. Hasta ve........

© Risale Haber