Hilafeti halifeler mi yıktı?
İslami idareler genel olarak dış parmakla veya müdahale ile değil içten çürüme ile yıkılırlar. Bunun nedeni de ahlakı zemime ve düşüklüktür. Çekememezlik ve haset ve kin gibi kötü huyların dalgalanan etkisidir. Endülüs ve Kazan'ın düşüşü böyle olmuştur. İç kargaşa devletlerin ve yapıların altını oyunca geriye dış müdahale için bir fiske yeterli hale gelmiştir. Bu hususta Mısırlı ulemadan Muhammed Gazali'nin tespitleri, Bediüzzaman'ın tespitleriyle örtüşmektedir. İbni Haldun, Malik Bin Nebi, Muhammed Gazali gibi muhakkikler ve muhakemeli zevat yıkılmanın iç dinamiklerde başlayacağını bunu dış müdahalelerin takip ereceğini söylemişlerdir. Hadislerde bu gerçeği teyit eder. Peygamberimiz Allah’tan üç istekte bulunur. İkisini kabul eder birisini geri çevirir. Geri çevrilen üçüncü husus bu hikmeti izah etmektedir. Kabul edilen birinci istek şudur: Ümmetini kıtlık ve açlıkla helak etmemesi. Kabul edilen ikinci istek ise Ümmetini dışarıdan (başka din veya milletlerden) gelecek saldırılarla helak etmemesi. Geri çevrilen istek ise şudur: Ümmetin kendi içlerinde (kendi aralarında) fitneye düşüp birbirlerini boğazlamaması. Bunun açılımı olarak; hadislerde ve ümmete nasihatlerinde Müslümanlardan birbirlerine sırt çevirmemeleri istenir. Lakin ülfet bozulduğunda ve ahenk kalmadığında bunların hayata geçirilmesi zordur. Önce mezalimin veya hak ihlallerinin onarılması gerekir. Haklının hakkına kavuşması sosyal barışı temin eder. Reddi mezalim. Kimilerimiz şahısları yüceltirken veya ölmüş idarelerde medet ve çare ararken asrımızın nev-i şahsına münhasır alimlerinden Muhammed Gazali Endülüs’te Emevi saltanatını veya hilafetini Ferdinand veya İsabella’nın yıkmadığını bilakis Kokuşmuş ve çekişme halindeki sarayların yıktığını belirtir. Ona göre yine........
