Zaman uzlet zamanı değil imanı kurtarmak zamanıdır
Kalabalıklar İçinde Uzlet
Modern insanın en büyük çelişkilerinden biri şu: Kalabalıkların ortasında yalnız, yalnız kaldığında ise huzursuz. Tam da bu noktada “uzlet” kavramı yeniden gündeme geliyor.
Peki uzlet gerçekten her şeyden kaçmak mı? Yoksa daha derin bir anlam mı taşıyor?
Tasavvuf geleneğinde uzlet, çoğu zaman insanlardan uzaklaşmak, inzivaya çekilmek olarak anlaşılmıştır. Dağlara çıkanlar, halvete girenler, dünyayı terk edenler… Ama bu yaklaşım her zaman ve her şartta geçerli midir diye de sormak gerekiyor.
İşte Bediüzzaman Said Nursî burada dikkat çekici bir ayrım burada yapar.
Ona göre mesele, insanlardan kaçmak değil; insanın kalbini yanlış şeylerden çekmesidir. Çünkü yaşadığımız çağ, eski zamanlara benzemez. Eskiden bir insan kendi nefsini kurtarmak için uzlete çekilebilirdi. Fakat bugün, iman doğrudan hedefteyken, insanlardan uzaklaşmak bir çözüm olmaktan çıkar.
"Zaman, imanı kurtarmak zamanıdır" demiş ve bütün himmet ve mesaîsini ve hayatını, ulûm-u imaniyenin te'lif ve neşrine hasretmiştir." [1]
Yani bu zaman, inziva zamanı değil; hizmet zamanıdır, insanlara hak ve hakikatleri tebliğ vaktidir.
Bu bakış açısı, uzleti tamamen reddetmez; aksine onu dönüştürür. Fizikî uzlet yerine........
