menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir İnsanın İmanını Kurtarmak (2)

12 0
09.06.2026

Muhterem kardeşim sana sormak istiyorum bir insanın imanına hizmet etmek neden bu kadar kıymetlidir?

Bu sorunun cevabını anlamak için İslam tarihinin ilk yıllarına gitmek gerekir. Çünkü sahabe nesli, iman hizmetinin ne demek olduğunu yaşayarak göstermiştir.

Mekke'de Müslümanların sayısı henüz çok azken Peygamber Efendimiz (asm), Medine'ye bir öğretmen gönderme ihtiyacı hissetti. Bu vazife için seçilen kişi genç yaşına rağmen büyük bir fedakârlık örneği gösteren Mus'ab bin Umeyr idi.

Mus'ab bin Umeyr, Mekke'nin en zengin ailelerinden birine mensuptu. Hayat konforu da İslamiyet'ten önce son derece rahat bir hayat yaşıyordu. Ancak iman ettikten sonra bütün servetini, rahatını ve makamını kaybetti. Buna rağmen geri dönmedi.

Medine'ye vardığında ev ev dolaşarak insanlara Kur'ân'ı anlattı. Onun gayretiyle kısa sürede Medine'nin ileri gelenleri İslâmiyet'e girdi. Nihayetinde Medine, İslâm Devleti'nin merkezi hâline geldi.

Bugün milyonlarca Müslümanın yaşadığı bir şehrin temelinde, bir gencin ihlasla yaptığı iman hizmeti bulunmaktadır.

Bu hadise bize önemli bir ders verir: Bazen samimiyetle yapılan küçük bir hizmet, asırlar boyunca devam edecek büyük neticelere vesile olabilir.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm):"Benden bir ayet dahi olsa tebliğ ediniz." [1] buyurmuştur.

Bu emir yalnızca sahabeye değil, kıyamete kadar gelecek bütün müminlere hitap etmektedir.

Elbette herkes âlim olmayabilir. Herkes hatip olmayabilir. Herkes büyük eserler yazamayabilir. Fakat herkes bildiği bir hakikati yaşayarak ve anlatarak başkalarına ulaştırabilir.

İşte Risale-i Nur hizmetinin en önemli özelliklerinden biri de budur.

Bediüzzaman Hazretleri, iman hizmetini belirli bir zümrenin tekeline bırakmamıştır. Bilakis her müminin bu hizmette bir hissesi olabileceğini göstermiştir.

"Sizin kalemleriniz birer elmas kılıç hükmündedir."[2]

Bu sözün söylendiği dönem, Risale-i Nur'un elle çoğaltıldığı yıllardır.

Daktilo yok... Matbaa yok... İnternet yok... İmkânlar son derece sınırlı...

Fakat buna rağmen insanlar gecelerini gündüzlerine katarak eserleri yazıyor, çoğaltıyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyordu.

Çünkü onların nazarında mesele bir........

© Risale Haber