Epstein Olayı ve Said Nursi’nin Önerdiği Eğitim Modeli
Bünyamin Bayram
Herkesin günlerce medyadan titreyerek, inanmakta zorlanarak izlediği bu olay; şeytani güçlerin dünyayı yönetmek için nasıl akıl almaz işler yaptıklarını göstermesinin yanında, dünyaya egemen değerlerin ve Batı medeniyetinin nasıl iflas ettiğini göstermesi bakımından da ibret doludur. Bunun, şeytanlaşmış ruhların hikâyeleri olduğunu anladık.
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 3 milyon sayfalık yeni kayıtlarda (infiali önlemek ve ABD çıkarları için birçoğunun üstü çizilen dosyanın tamamının 6 milyon sayfa olduğu belirtilmektedir) siyasetçilerden teknoloji devlerine, dünyaca ünlü iş insanlarından kraliyet ailesi üyelerine, iş dünyasının liderlerine kadar geniş bir “suç ortağı” yelpazesine dair karanlık bağlantıları gün yüzüne çıkaran belge ve görüntüler yer almaktadır. Donald Trump, Prens Andrew, Elon Musk ve Bill Gates gibi isimlerin geçtiği e-posta kayıtları ve yazışmalar, “Pedofili Adası” olarak bilinen Little Saint James’te yaşananların buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu düşündürmektedir.
Epstein Olayı Batı’nın İlk Suçu Değil
Batı’nın maskeli yüzü aralandıkça çirkinlikler gün yüzüne çıkıyor. Epstein adasında çocuklar yıllarca cinsel şiddete ve psikolojik işkenceye maruz kaldılar. Bu karanlık düzen, Batı’nın medeniyet maskesi altında yıllarca varlığını sürdürdü.
Bu, Batı’nın tek insanlık suçu da değildir. 20. yüzyılda İsviçre’de çocuklar köle gibi çalıştırıldılar. Kanada’da yerli çocuklar kimliklerinden koparıldı ve ölüme mahkûm edildi. Avrupa’da Afrikalı çocuklar kafeslerde sergilendi. İrlanda’da genç kızlar çamaşırhanelere kapatılıp işkence gördü. Almanya’da ari ırk politikasıyla çocuklar ailelerinden koparıldı; uymayanlar öldürüldü. Fransa’nın işgal ettiği Cezayir’de çocuklar vahşice katledildi. Gazze’de çoğu çocuk ve kadın olarak yüz bine yakın insan öldürüldü. Batı seyirci kaldı veya destekledi. Yani mesele birkaç istisna değil, kökleri derin bir ikiyüzlülüktür.
Kendi Medeniyetimize Dönmek
Bizim başkasının günah defterine özenmeye değil, kendi medeniyet aklımıza dönmeye ihtiyacımız var. Taklit eden değil, kimliğini bilen bir duruşa… Çünkü bu toprakların değeri Batı’ya benzediği ölçüde değil, kendi kaldığı ölçüde vardır.
Allah rahmet eylesin Barış Manço, “Ben Batı’yı çok gezdim, biliyorum; bu batılılaşmayı bırakmalıyız. Bu, Tanzimat’tan kalan bir alışkanlıktır.” diyordu.
Roger Garaudy Türkiye’ye Mesajı
Fransa’da iki dönem milletvekilliği ve Avrupa Komünist Büro şefliği yapmış büyük filozof Roger Garaudy, İslam’la şereflenmişti. “İslam ülkelerinin Batı taklitçiliği, sağlıklı bir insanın hasta bir adamı taklit etmesine benziyor.” derdi. 1980’lerde Türkiye ziyaretinde basının sorularına verdiği cevaplarda, “Türkiye adına size çok üzülüyorum. İnsanı insan eden öyle güzel bir manevi mirasınız olan İslamiyet var. Maalesef siz bunu bırakıp, kokuşmuş ve bitmek üzere olan Batı medeniyet formüllerini taklit ediyorsunuz.” diyerek bizleri uyarmıştı.
Bediüzzaman Said Nursi bundan tam yüz yıl önce J. Epstein olayının ve Batı medeniyetinin iç yüzünü haber vermişti.
Üstad Nursi, bir eserinde İslam düşüncesinin esası ile Avrupa merkezli modernist düşünceyi karşılaştırırken, medenî mü’min ile medenî kâfirin suret ve sîret, zahir ve bâtın farklarına dikkat çekerek Norşin Medresesi’nde İslam medeniyetinin yetiştirdiği insan cevherini örnek gösterir ve şöyle der:
“Hayalin ile Nurşin köyündeki Seyda Hazretlerinin meclisine git ve o zatın sohbet-i kudsiyesi ile........
