Pasaport
Bizim köy, İç Anadolu’nun kuzeyinde; yüzünüze yeşil yeşil gülümseyen bir yurt köşesidir. Ankara’dan çok, bulutlara yakın gibidir. Dağların başında kara bulutlar pek eksik olmaz. Yağmur damlalarının uyumlu şıpırtılarını tamamlayan gök gürültüleri, şimşek parıltıları size ayrı bir coğrafyada olduğunuzu hissettirir.
Bu toprakların insanları da farklıdırlar. Zengin değildirler. Ama hoşsohbettirler.
Dedem de köyün güzel insanlarındandı. “Kitapçı Kâzım” derlerdi ona. Kitabı, kâğıdı, kalemi çok sever; hatta onları mübarek kabul ederdi.
Nasılsa, o gün bir çam kütüğünün üstüne oturmuşum. Bizim oralarda bu kısa kesilmiş ağaçlar, genellikle oturmak, üstüne çay bardakları koymak için kullanılır. Ancak o basit oturaklardan elbisenize çam sakızı bulaşabilir. Bunun temizlenmesi de pek kolay olmaz. Bu sebeple altıma -kendinden çok çektiğim- bir fizik kitabı........
