menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pasaport

13 0
11.04.2026

Bi­zim köy, İç Ana­do­lu’nun ku­ze­yin­de; yüzünüze ye­şi­l yeşil gülümseyen bir yurt köşesidir. Anka­ra’dan çok, bu­lut­la­ra ya­kın gi­bi­dir. Dağ­la­rın ba­şın­da ka­ra bu­lut­lar pek ek­sik ol­maz. Yağmur dam­la­la­rı­nın uyum­lu şı­pır­tı­la­rı­nı ta­mam­la­yan gök gü­rül­tü­le­ri, şim­şek parıltıları size ay­rı bir coğ­raf­ya­da ol­du­ğunuzu his­set­ti­rir.

Bu toprakların insanları da farklıdırlar. Zengin değildirler. Ama hoşsohbettirler.

De­dem de kö­yün güzel in­san­la­rın­dan­dı. “Ki­tap­çı Kâ­zım” der­ler­di ona. Ki­ta­bı, kâ­ğı­dı, ka­le­mi çok se­ver; hat­ta on­la­rı mü­ba­rek ka­bul eder­di.

Nasılsa, o gün bir çam kü­tü­ğü­nün üs­tü­ne otur­muş­um. Bizim oralarda bu kısa kesilmiş ağaçlar, genellikle oturmak, üstüne çay bardakları koymak için kullanılır. Ancak o basit oturaklardan elbisenize çam sakızı bulaşabilir. Bunun temizlenmesi de pek kolay olmaz. Bu sebeple altıma -kendinden çok çektiğim- bir fizik kitabı........

© Risale Haber