Her Şeye Rağmen!
Bediüzzaman'ın hayatını yazmak, mücadele hayatı ile genç nesillere tanıtmak ve sevdirmek büyük emelimdi. Kutub Yıldızı roman serisine o düşünce ile başladım. İlk cildin neşrinin üzerinden iki yıl geçti, hâlâ ikinci cildi yazmakla cedelleşiyorum.
Okuyanların göz yaşları içinde bir çırpıda bitirdiği birinci cild, temenni ettiğim alâkaya mazhar olmadı, birkaç binle sınırlı bir alâka. Zamanın ilcaatı: Okumamak! Kitabı geçiniz, kısacık makaleler bile okunmuyor. Yapay zekâ ve internetin şekillendirdiği bu dünyada kitab okumak, ekall-i kalîl bir mazhariyet.
Kutub Yıldızı, Nur Talebeleri için yazılmadı ama intişarına çalışması gerekenler onlar. Okuyacaklar ki, intişarına da çalışabilsinler fakat onlar da okumuyor. Üstelik de zamanın ilcaatından çok, okumamayı terğib gibi garib bir telkin ve yanlışın kurbanılar. Doksan cild kitabı ezberleyen Bediüzzaman'ın şâkirdleri, Risâleden gayrısına mesafeli. Sebeb, Üstad'ın anlaşılmayan değil, tamamen yanlış anlaşılıp, yanlış telkin edilen şu ifâdesi:
"Risalei Nur hakâik-ı İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfî geliyor; başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat'î ve........
