Aynı’laşmayın
Risale Haber ciddi bir platform. Yazarları da eminim ciddiler ki, yazıları da onları yansıtıyor.
Zaman zaman, bu ciddiyeti ihlâl ettiğimin de farkındayım.
Kimi zaman lâtifeli satırlarımı okuyorsunuz. Kimi zaman magazinsel konulara dikkatinizi çekiyorum.
Zira; hayatın tam içindeyiz. İnsan sosyal bir varlık olduğuna göre, çevresinde olup bitenlerle alakâdardır.
Soyut konularla ilgilendiği kadar, somut meselelere takılabiliyor.
Şu sıralar ilgimi, git gide yaygınlaşan “sevgililer günü” çekiyor.
Sevginin, hatırlanmanın ve değer verilmenin etrafına çizilen sınır, her şeyden evvel insan olmanın ruhuna uygun değil diye düşünenlerdenim.
Sevgi; ticaretin körükleneceği güne indirgenmemeli.
Beni seven, sebep yokken de beni hatırlamalı.
Bunu; çiçek alarak, pahalı hediye sunarak yapmak şartı da yok.
Geçenlerde mutfakta çalışırken, bıçağın körleştiğini fark ettim. Yarın eşime söyleyeyim de bıçağı bilesin diye aklımdan geçirdim.
Ertesi gün, yine yemek hazırlığı için mutfağa girdiğimde hatırladım. “Tüh, söylemeyi unuttum” dedim. İşim icabı bıçağın keskin olması gerekiyordu.
Kesme tahtasına aldığım malzemeleri keserken, baktım ki, bıçak harika kesiyor.
Acelem vardı. Benim söylememe gerek kalmadan, bileylenen bıçağın keskinliği, işimi........
