menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cennet mi Yoksa Bizi Oraya Götürecek Mahsul mü Bizi İlgilendirmeli?

28 0
16.06.2026

Üniversite yıllarımızda, siyasetle de çok ilgili bir arkadaşımız bize "Cennet nerede kurulacak?" diye bir sual sormuştu. Fizik bölümünde olduğu için, verilen cevaplara fizikten bir kural öne atarak itiraz etmeye başladı. Makine Mühendisi, rahmetli Necip Küçükterzi ve Elektrik Mühendisi Alper Özcan abilerin de olduğu bir mecliste konu tartışılmıştı.

Birinci Mektupta geçen kısmı okuyup ne anlatıldıysa, ikna olmuyordu. Okunan kısımdaki elhasıla gelmiştik. Biraz okuyup devamında da "Cennet ve cehennem lütuf ve kahrın, rahmet ve azametin iki tecelligâhıdır. Tecelligâhın yeri ise, her yerde olabilir. Rahman-ı Zülcemal ve Kahhar-ı Zülcelal nerede isterse orada tecelligâhını açar." cümlesini okuyunca "Ha şimdi oldu, niye baştan burayı bana okumadınız?" deyiverdi. Bundan da bir daha anladım ki mevzuyu sonuna kadar okumak gerekiyor. Yarım kalınca veya arada bizim gevezeliklerimiz girince, bazen mesele çok çatallanıyor; iş inada biniyor, maksat da anlaşılmıyor. Kaş yapayım derken göz çıkarıyoruz.

Ayrıca, soruluyor ama şunu da anladım ki önemli olan, cennetin veya cehennemin yeri değil. Bunların açılacağının muhakkak oluşu. Biz bunların yerinden çok tahakkuklarının kesinliği ile ve oraya göndereceklerimizle alakadar olmalıydık.

Üstada dört sual soruluyor. O da bu suallere, İsrailiyattan arındırılmış şekilde muhtasar cevaplar veriyor. Sualin biri de bu konu. Sonradan haşir özelinde cennet ve cehennem bahislerini okuyup ve meselede biraz daha derinleşince daha başka manalar açıldı bu fakire.

Geçenlerde "Üstadın Milliyeti Ne Kadar Önemli?" başlıklı bir yazı yazmıştık. Gerçekten önemli olan, milliyet mi yoksa o milliyetle hizmet edilen değerler miydi? Bunu sorgulayıp incelemeye çalışmıştık. Şimdi de başta kendi nefsime soruyorum. Önemli olan,........

© Risale Haber