menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zerreden Şemse

6 0
28.04.2026

Bu muhteşem kâinatın, mükemmel dizaynını bir yaratıcıya vermek istemeyen tabiatperest, müşrik, ene de boğulmuş bir zat farz edelim bununda adı Profesör Mark olsun.

Profesör Mark mevcudat-ı alemden bir şeye Rab olmak dava ediyor. Mark ilk önce yaratılanların en küçüğü olan zerreye Rab olmak istedi. Zerreye Rab ve hakiki sahibi olduğunu felsefe diliyle söyledi. O zerre dahi, hakikat lisanıyla dedi ki; “Ben birçok iş görüyorum ayrı ayrı her sanatlı yaratığa giriyor ve işliyorum. Bütün o vazifeleri bana gördürecek, sende ilim ve kudret varsa... hem benim gibi hadd ü hesaba gelmeyen zerreler beraber gezip iş görüyoruz. Eğer bütün o zerreleri de emir tahtına alacak bir hüküm ve iktidar sende varsa, hem mükemmel intizam içinde parçası olduğum mevcutlara mesela alyuvarlara hakiki malik ve mutasarrıf olabilirsen, bana Rab olmak dava et; beni Cenab-ı Haktan başkasına isnat et. Yoksa sus! Bana Rab olamadığın gibi müdahale dahi edemezsin. Çünkü vazifemizde o kadar mükemmel bir intizam var ki; nihayetsiz hikmet ve ilim sahibi olamayan bize parmak karıştıramaz, eğer karışsa karıştıracak. Senin gibi aciz iki eli tesadüf ve tabiat gibi iki körün elinde olan bir şahıs, hiçbir cihette parmak uzatamaz.”

Profesör Mark bu sefer zerreye şöyle dedi; “Öyle ise sen kendi kendine malik ol. Neden başkasının hesabına çalıştığını söylüyorsun?”

Zerre ona cevaben der; “Eğer güneş gibi dimağım ve ışığı gibi kapsamlı bir ilmim, sıcaklığı gibi kapsamlı bir kudretim ve ziyasındaki yedi renk gibi muhit duygularım ve gezdiğim her yere ve işlediğim her mevcuda yönelmiş birer yüzüm ve bakar birer gözüm ve geçer birer sözüm bulunsa idi, belki senin gibi ahmaklık yapıp, kendi kendime malik olduğumu dava ederdim. Haydi defol git, sen benden iş bulamazsın!”

İşte Mark zerrede umduğunu bulamayınca kandaki bir alyuvara rast geldi. Ona esbap namına tabiat ve felsefe diliyle dedi ki; “Ben sana Rab ve malikim.”

O alyuvar ona hakikat lisanıyla der: “Ben yalnız değilim. Eğer memuriyetimiz ve nizamatımız bir olan kan ordusundaki bütün emsalime malik olabilirsen, hem gezdiğimiz ve kemal-i hikmetle istihdam olunduğumuz bütün hüceyrat-ı bedene malik olacak dakik hikmet ve azim kudret, sende varsa göster ve gösterebilirsen belki senin davanda bir mana bulunabilir. Halbuki senin gibi sersem ve senin elindeki sağır tabiat ve kör kuvvetle değil malik olmak zerre miktar karıştıramazsın. Çünkü bizdeki intizam o kadar eşsizdir ki, ancak her........

© Risale Haber