Bediüzzaman MTO'nun neresinde?
Yusuf Kaplan Hoca'ya afiyetli-selametli ömürler dilerim. Kendisinin MTO (Medeniyet Tasavvuru Okulu) ismi altında yürüttüğü eğitim faaliyeti Türkiye için medâr-ı hayırdır. Büyük bir eksikliği gidermek için ortaya konulmuş gayrettir. Medâr-ı şükrandır. Hatta medâr-ı fahrımızdır. Öyle bilirim. Muvaffakiyetleri için dua ederim. Hem zaten nurcular içinde de MTO faaliyetlerine fiilen katılanlar bulunmaktadır. Zira Yusuf Kaplan Hoca, daha yola başlarken, ehl-i sünnet ana omurgayı bütünüyle kucaklayacak geniş bir tavır, dil, üslûp, vizyon ortaya koymuştur. Allah istikametten ayırmasın. Sa'yini meşkûr etsin. Âmin.
Hem üstelik, yine Yusuf Hoca, Bediüzzaman Hazretlerine muhabbetini her vesile ile ifade etmekten çekinmeyen merdane bir mesleğin de sahibidir. Risale-i Nur'dan bazı bölümleri/eserleri, maşaallah, MTO'nun okuma listelerine eklemiştir. Bazen mübarek tenkidleriyle kulağımızı da çeker, alınmayız, çünkü hocamızdır. Sertliğinin samimiyetinden olduğunu biliriz. Kalbi güzel olanın dilindeki sertliğe kimse gocunmaz. Gocunulmamalıdır.
Fakat, bütün bu güzellikler içinde, göğsümüzü 'çakılmış çivi gibi' rahatsız eden bir mesele de var. Evet. Belki bunu dile getirmekte geciktim. Zira müşahhas misalini görmüşken yazmak daha etkili olacaktı. Ancak bir sebepten kalemimi/dilimi tutmayı tercih ettim. Bir küçük paylaşımlık serzenişte bulunmakla yetindim. Şimdi artık daha net ortaya koymak istiyorum. İşte kafamı/kalbimi meşgul eden rahatsızlığın hülasası şudur ki:
İsmail Halis isminde bir arkadaş var. Bu arkadaşı nurcular olarak pek tanımayız-etmeyiz. Hatta kendisi aramızdaki hukuku bozmak için hususi gayret sarfetmeseydi, her müslümana yaptığımız gibi, ona da hüsnüzanla bakmaya devam edecektik. Neyse. Bu arkadaş MTO'nun faaliyetlerine de katılıyor. Bazen bizzat Yusuf........
