menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan Günlükleri (12) İnsanın Şerefi ve Yaratılış Gayesi

19 0
09.03.2026

Fakir mi daha şerefli, zengin mi daha şerefli sorusu, zahirî bir ekonomik soru gibi görünür; fakat hakikatte ontolojik bir sorudur: İnsan neye dayanarak yaşıyor? Neye güveniyor? Neye bağlanıyor?

Âlimlerin bir kısmı kanaatkâr fakirin şükreden zenginden hâl olarak daha üstün olduğunu söylerken, aslında kalbin dünyadan daha az etkilenmiş oluşuna işaret ederler. Çünkü fakirlik, insanı zorunlu olarak Allah’a yöneltir. İhtiyaç duygusu, iftikâr hâli, kalbi Rabbine bağlar. Şeytanın “sizi fakirlikle korkutur” âyeti de bunu gösterir: Fakirlik korkusu üzerinden insanın kalbine dünya sevgisi yerleştirilir. Modern dünyada bu korku sistematik hâle gelmiştir. İnsanlar “ya yetmezse?” kaygısıyla yaşar. Daha çok kazanma, daha çok biriktirme arzusu, aslında fakirlik korkusunun ters yüz edilmiş biçimidir.

Öte yandan şükreden zengin görüşünü savunanlar da önemli bir noktaya temas ederler. Zenginlik, eğer Allah’ın emaneti olarak görülür ve infakla, şükürle, adaletle kullanılırsa, bu bir imtiyaz değil bir sorumluluktur. Peygamberlerin bir kısmının zengin olması, zenginliğin başlı başına zemmedilmediğini gösterir. Hz. Peygamber’in “Seni fakir bulup zengin etmedi mi?” hitabı, zenginliğin Allah’ın bir ihsanı olduğunu beyan eder. Fakat bu zenginlik, kalbi........

© Pusula Gazetesi