menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bireycilik çağında kaybolan cömertlik

31 0
24.04.2026

Hırsın dünyasında cömertliğin kaybolan izi: Bilginler cömertliği ikiye ayırır: dünyada cömertlik ve dinde cömertlik. Dünyada cömertlik vermek, harcamak, îsâr etmek, yani başkasını kendine tercih edebilmektir. Dinde cömertlik ise daha derindir; nefsinle, kalbinle, hatta canınla Allah’a yönelmek; ibadeti zorlanarak değil, gönüllü bir açıklıkla yerine getirmektir. Cömertlik yalnızca maldan vermek değildir; kalpten vermektir. Yalnızca elin açılması değil, gönlün genişlemesidir. Çünkü asıl cimrilik, parayı saklamak değil; kalbi daraltmaktır. Kur’an, “Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir” buyurur. Demek ki cimrilik sadece ekonomik bir tutum değildir; nefsin iç hastalığıdır. Malı yığmak, depolamak, toplamak ve çoğaltmak tek başına problem olmayabilir; fakat o mal kalbi daraltıyor, insanı korku ve hesap içinde kilitliyor, başkasının ihtiyacına gözünü kapatıyorsa işte o zaman cimrilik ruhu hâkim olmuş demektir. Dünyadaki cömertliğin alâmeti, malı depolama hırsını terk etmek, mal biriktirmeye karşı kalpte bir mesafe koymak ve kardeş istediğinde sevinçle vermektir. Cömertlik, istemeyi beklemeden anlamaktır; isteme zilletini kardeşine yaşatmamak için ön almak, kalbin hızla ve sevinçle harekete geçmesidir. Ne var ki modern çağ, cömertliği zayıflatan bir zihniyeti büyüttü. Bireycilik, pragmatizm, menfaatçilik ve kapitalist birikim kültürü insanı sürekli “kendin için tut” telkiniyle kuşattı. Tasarruf, elbette bir erdemdir; fakat tasarruf........

© Pusula Gazetesi