Kainatın Kapısı: Göz Bebeği
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
(Kendine iyi davran, kendini iyi tahlil et, âlemin özü; yaratılmışların göz bebeği olan insansın sen)
“Her ne varsa âlemde örneği var âlemde” anlayışı tasavvufun insana yaklaşımının en güzel örneğini oluşturmuştur. İnsanın iç dünyasının kâinat kadar geniş, yedi kat gökyüzü kadar derin olduğu anlayışı vardır. Tasavvufta yol alma süreci, insanın kendi iç yolculuğu olarak algılanmış, insan kendi iç derinliklerine girebildiği nispetinde kemâl yolculuğuna yaklaşmış olacağı dile getirilmiştir.
İnsanın dış ve iç âleme yolculuğunun giriş kapısını göz bebeği oluşturmuştur. Günümüz dünyasında göz bebeğinin gizemli yapısı hâlâ araştırılmakta, insana ait bazı sorunlar göz bebeğinin yardımı ile anlamlandırılmaya çalışılmaktadır.
1990’ların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde bir iş adamının çocuğu fidye için teröristler tarafından kaçırılır. Baba da çocuğunun kurtarılması için Amerikan Polis Teşkilatı’ndan yardım ister.
FBI polisleri babadan; yaşadığından emin olmak için oğlunun bir fotoğrafını çekip göndermelerini fidyecilerden talep etmesini, sonra da fotoğrafı kendilerine getirmesini isterler. Adam oğlunun yeni çekilmiş fotoğrafına ulaştıktan sonra bunu FBI ’ya getirir. FBI yetkilileri bu fotoğraftaki çocuğun göz bebeğini yüzbinlerce kez büyüterek çocuğun fotoğrafını çeken fidyecileri ve hatta fidyecilerin bulunduğu mekânı teşhis........
