Cebimizdeki Görünmez İşgal: İletilere "Dur" Deme Vakti
Her alışverişte aynı sahne tekrar ediyor: Kasada ürün bedeli öderken görevli “Telefon numaranızı ve e-posta adresinizi alabilir miyiz?” diye soruyor. Ardından da “Mesaj ve e-posta gönderilmesine izin veriyor musunuz?” sorusu geliyor. Telaşla “evet” diyorsunuz ya da e-ticaret sitesinde o küçük kutucuğu işaretliyorsunuz; çünkü “alışveriş için zorunlu” sanıyorsunuz.
Oysa o küçük "Evet", telefonumuzun ve mail kutumuzun kapılarını ardına kadar açan bir anahtara dönüşüyor. Belli bir süre sonra telefonunuz çalmaya, 0850’li numaralardan “Modeminizi yenilemeniz zorunlu”, “Kazanmışsınız” veya “Özel kampanyamız var” türünden aramalar gelmeye başlıyor. SMS’ler, e-postalar derken hem telefonunuz hem de mail kutunuz sürekli ticari elektronik iletilerle mesajlarla dolup taşıyor.
Peki bu onayların yasal bir geçerliliği var mı? Evet var. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik, ticari elektronik iletilerin (SMS, arama, e-posta) ancak önceden onay alınarak gönderilebileceğini açıkça hükme bağlamış. Ancak en güzel tarafı şu: Verdiğiniz onayı her an geri........
