menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasi Cinayetler Ve Faili Meçhul Geçmişimiz

24 0
28.09.2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tozlu raflara kaldırılmış eski defterleri açmasıyla birlikte ülkemizdeki siyasi cinayetleri ve faili meçhulleri hatırlamış olduk.

Cumhuriyetten bu güne işlenen cinayetlerin büyük bir kısmının bizim dönemimizde olması geçmişin acı hatıralarını gündemimize taşıdı.

Bu cinayetlerin büyük kısmını gazete ve haber kanallarından öğrenirken daha eskileri kitaplardan veya büyüklerimizden öğrenmiştik.

Geçmişe baktığımızda siyasi cinayetler ve faili meçhul karnemizin çok zayıf olduğunu görmekteyiz.

Demokrasi ve hukuk yolunda emekleyen bir ülke olarak bu konularda bir arpa boyu yol almadığımızı söyleyebiliriz.

Türkiye Komunist Partisi’nin kurucusu Mustafa Suphi’nin 28 Ocak 1921’de bir teknede arkadaşlarıyla birlikte katledilmeleri siyasi cinayetlerin en belirgin örneğidir.

Meclisin muhalif sesi Trabzon milletvekili Ali Şükrü bey’in 1923 yılında bir cinayetle susturulması siyasi cinayet geçmişimizin hüzünlü bir sahnesidir.

Sol dünya görüşüne sahip yazar ve şair Sebahattin Ali’nin 2 Nisan 1948’de kendisine rehberlik eden biri tarafından Bulgaristan sınırında öldürülmesi çok can sıkıcıdır.

1968 yılında dünyada ve ülkemizde tırmanmaya başlayan siyasi kutuplaşmanın beraberinde getirdiği siyasi cinayetlerin neden ve niçinlerini sorgulamayan bir toplumuz.

15 Haziran 1977 yılında Atatürk Üniversitesi Kampüsü içerisinde bıçaklanarak öldürülen Doç Dr. Orhan Yavuz’un insani ve bilimsel yönü hala üzülerek yâd edilmektedir.

1979 yılında Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi’nin öldürülmesinden sonra tırmanan siyasi cinayetler eski başbakan Nihat Erim’in ve Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak’ın öldürülmesine kadar uzanmıştı.

1980 ihtilaline giden yolda darbenin olgunlaşmasını bekleyenlerin istedikleri bir olay Malatya’da yaşanmıştı. Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu(Hamido) 15 Nisan 1978 ‘de evine gönderilen bir kolinin içerisindeki bombanın patlamasıyla ölmüştü.

Olayların tırmandırıldığı o günlerde (22 Temmuz 1980) DİSK Genel Başkanı Kemal Türker arabasından inerken kurşunlanarak öldürülmüştü.

1990 yılından sonra artarak devam eden siyasi cinayetlerle ok yaydan çıkmış kurşunlar adres sormaya devam etmişti.

Gazeteci yazar Çetin Emeç ‘in 1990 yılında öldürülmesinin ardından  eski imam ve müftü Turan Dursun evinin önünde kurşunlaşmış,istihbaratçı Hiram Abas ile  Atatürkçü Düşünce Derneği kurucusu,hukukçu ,akademisyen ve siyasetçi Prof.Dr Muammer Aksoy’da yine 1990 yılında suikaste uğramışlardı.

Laiklik ve........

© Pusula Gazetesi