RAMAZAN'DA ŞAHİT OLDUKLARIMIZ
Hayat su gibi akıp gidiyor.Zamanı durdurmak ve geçmişi geri getirmek gibi bir şansımız yok. "sayılı günler ,çabuk geçer" dedikleri gibi Ramazan ayı ,süratle gelip geçti. İnsan ve İslam olduğumuzu farketmemizi amaçlayan oruç ibadetinin disiplininden,şuurundan ve nimetinden ne kadarımız faydalandı Allah bilir! Sadece,belli bir zaman dilimi aralığında yiyip içmemeyi oruç saymak, elbetteki ibadetin felsefesiyle örtüşmez. Orucun, sadece ağzı kapatmak olmadığını, insanın davranışlarına ,fikir dünyasına,yaşam biçimine ve sosyal ilişkilerine yansıması gerektiğini dinimiz bize öğütlemektedir. Bu Ramazan ayında ülkemizde ve İslam Dünyası'nda yaşananlara baktığımızda orucun manevi atmosferinden yeterince faydalandığımızı söylemek bir hayli zor. Ramazan ayında Emperyalist ABD ve İsrail'in komşumuz İran'ı vurması neticesinde ikiyüz çocuğun şehit edilmesi vicdan sahiplerini yaralarken, 57 İslam ülkesinden tek bir taziye mesajı gelmemesi müslümanlar adına utanç vericiydi. Mezhep ayrımcılığı yaparak bu zülme sessiz kalanlar ,ne yazık ki orucu, neyin bozup bozmadığının tartişmasını yapanlardı. Ülkemiz de değişmeyen Ramazan adetlerinin ötesinde bazı ilklerin yaşanması çok manidardı. Pek çok günahın işlendiği bir pavyonda ilk defa iftar verilmesi ,diyanetin cevap vereceği bir konuydu. Pavyon müşterilerinin, körpe bedenlerin sergilendiği,içkinin su gibi dağıtıldığı,eğlence adı altında haramların işlendiği mekânda hurma ile iftar açmaları bir hayli düşündürücüydü. Camiye alıştıracağız diye Karabük'te bir camide pop........
