menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUHSİN YAZICIOĞLU SAĞLIĞINDA BÖYLE SAHİPLENİLMEMİŞTİ

3 0
30.03.2026

Türk siyasetinin simge isimlerinden Muhsin Yazıcıoğlu, şehit edilişinin  on yedinci yılında ülkenin dört bir yanında  çeşitli etkinliklerle anıldı.

Kimileri ,sosyal medya üzerinden,kimileri basın yoluyla,kimileri mezarı başında Muhsin Yazıcıoğlu'na övgü yağdırıp durdu.

Yıllar önce, Yazıcıoğlu'yla çekilmiş bir fotoğraf karesiyle kendisini ön plana çıkarma eğiliminde olanlarla,rahmetlinin siyasi mirası üzerinden çıkar sürdürenlerin sahiplenme yarışları  Ferit Kam'ın "sağlığında nice ehl-i hünerin bir tutam tuz bile yoktur aşına.Öldürüp onu evvel açlıktan, sonra bir türbe dikerler başına" sözlerini hatırlattı.

1980 yılı öncesisin gençlik liderlerinden olan Muhsin Yazıcıoğlu, sağlam karakteri,dik duruşu,mertliği,cesareti,milli ve manevi değerlere olan bağlılığı,dürüstlüğü,vefalı yapısı,hoş görüsü ve akçeli işlerden uzak durmasıyla Alperenlik ruhunu ölene dek taşıyan yiğit bir Anadolu insanıydı.

Dünyalık peşinde koşmadı.Dostlarını satmadı.Önceliği, ülkesi ve insanı oldu.Uzun yıllar hapiste kaldı,işkencelerden geçti ama asla devletine küsmedi.

Siyasete adım attığı zaman bir avuç dava arkadaşıyla yola çıkmıştı.

Gönüllerde yer aldı ama bu sevginin karşılığı hiç bir zaman sandığa yansımadı.Ona sevgi beslediklerini söyleyenlerin siyasi tercihleri  başka siyasi partiler oldu.

Ülke siyasetinin geleceğinde önemli bir aktör olduğunu emperyalist güçler ve onların yurt içindeki taşaronları çok iyi biliyordu.

Kendisine yapılan teklifleri eliyle itmesi, baş eğmez,taviz vermez duruşu, onları rahatsız etti.

Türkiye üzerinde tezgahlanan planları farketmesi onu hedef haline getirdi.Ortadan kaldırılmasına karar verdiler ve şaibeli bir helikopter kazası ile Muhsin Bey'i şehit ettiler.

Konuyla ilgili yürütülen süreç,milletin gözü önünde cereyan etti.Üç gün boyunca helikopterin bulunamaması,yetkililer tarafından hastahaneye kaldırıldığına dair yalan haberler,helikopterde bulunan gazeteci İsmail Güneş'in konuşmaları, kazadan sonra 2 GBS cihazının sökülmesi olayın bir sıukast olduğu şüphesini güçlendirmişti.

Aradan geçen on yedi yıl zarfında Muhsin Yazıcıoğlu'nun mirası üzerinden kimlik bulanların,ona methiye düzenlerin bu konuda bir arpa boyu yol almamaları son derece düşündürücüdür.

Yazıcıoğlu'nun, sağlığında görmediği sahiplenmeyi,   aramızdan ayrılışının sene-i devriyesinde görmesi bir pişmanlığın ifadesi şeklinde de yorumlanabilir.

Şehit edilişinin on yedinci yılında Muhsin Başkan'a Allahtan rahmet dilerken , onu sevip ve takdir etmenin yolunun erdemli bir siyaset yapmakla,çıkarsız yaşamakla,dik durmakla,üç günlük dünya için fırıldak olmamakla sağlanacağını hatırlatır, kendisine olan borcun, helikopter kazasının tüm gerçekleriyle ortaya çıkarılmasıyla ödeneceğini belirtmek isterim.

                                                                                               Erdal Güzel 27.03.2026


© Pusula Gazetesi