menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GAZİLER: VATANIN YAŞAYAN ŞEREF ABİDELERİ

98 0
19.09.2026

Türk-İslam kültürünün en mukaddes değerlerinden biridir gazilik. Gazilik; “Değmesin ma‘bedime nâ-mahrem eli” diyerek vatanını, bayrağını ve bağımsızlığını korumayı bir namus meselesi bilenlerin, gerektiğinde canlarını ve bedenlerini bu uğurda feda etmelerinin adıdır.

Zaferlerle dolu tarihimizin altın sayfalarını çevirdiğimizde, bu fedakârlığın sayısız örneğiyle karşılaşırız. Mehmet Âkif Ersoy’un,

“Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ!”

mısrası, aslında bu toprakların hangi bedeller ödenerek vatan yapıldığının en güçlü ifadesidir.

Kimi, bir hilâl uğruna güneş gibi batıp toprağın kara bağrına düştü. Kimi ise gözlerini, kollarını, bacaklarını ve bedeninin bir parçasını vatan uğruna geride bırakarak gazi oldu.

Onlar çağrıldıkları zaman cephelere koşa koşa gittiler. Davul zurna ile uğurlandılar, ellerine kınalar yakıldı, analarının dualarıyla Peygamber Ocağı’na teslim oldular.

Onlar Anadolu’nun kınalı kuzuları, bizim Mehmetçiklerimizdi.

Bugün aramızda yaşayan Kore, Kıbrıs ve terörle mücadele gazilerimize baktığımızda, aslında yalnızca yaralanmış bedenler görmemeliyiz. Onların bedenlerinde, bu milletin yakın tarihinin izleri vardır. Kimi tekerlekli sandalyede, kimi protez kol ve bacaklarla, kimi görmeyen gözleriyle hayatını sürdürmeye çalışıyor.

Peki, biz onların hayatlarına ne kadar dokunabiliyoruz?

İşte asıl sorgulamamız gereken mesele budur.

Gaziler Haftası vesilesiyle bu soruyu hepimizin kendisine sorması gerektiğine inanıyorum.

Son yıllarda terör saldırılarında, pusularda ve çatışmalarda yaralanarak gazilik mertebesine ulaşan........

© Pusula Gazetesi