menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eşkiya ABD dünyaya hükümdar mı oluyor!

3 0
03.03.2026

Dünya, emperyalist ABD'nin yarın ne yapacağı ve hangi ülkenin tepesine çokeceği endişesini yaşıyor.

Çift kutuplu dengenin bozulmasından sonra "dünya benden sorulur" diyen ABD, ülkelere ayar vermeye, hesabına gelmeyenlere tehdit yağdırmaya, zenginliklerine göz diktiğine saldırmaya devam ediyor.

Ülkelerin iç işlerine karışarak, ekonomik ambargo uygulayıp,operasyonlar yaparak,örgütler kurup, hedeflediği ülkede yönetimi  değiştirerek,kendi emrinden çıkmayacağı siyasi figürleri destekleyerek  dünya'ya korku salıyor.

Teknolojik üstünlüğü,askeri ve istihbarat gücü ile güç zehirlenmesi yaşayan ABD, uluslararası tüm yasaları hiçe sayarak dünyaya nizam vermeye çalışıyor.

Irak'ı işgal ederek, devlet lideri Saddam'ı kanalizasyon çukurunda yakalayan,Libya'ya ayar verip devlet başkanı Kaddafiyi kendi halkına linç ettirerek istediği amaca ulaşan ABD; aynı takdiği Suriye'de uygulayarak, uzun yıllardan beri kendisiyle yakın işbirliği içinde olan Ahmet El Şara'yı devlet başkanı yaparak projelerini bir bir hayata geçiriyor.

Gazze'yi yerle bir eden ve onbinlerce Filistinliyi öldüren katil İsrail'in azmettiricisi olan ABD, Ortadoğudaki gücün kendisinde olduğunu duyuruyor.

İslam coğrafyasında ortaya çıkan tüm eli silahlı İslami örgütlerin mimarı olarak hedeflerine kolay ulaşıyor.

Altın klozet kullanan arap dünyası ülke başkanlarının ABD'ye göbek bağı ile bağlı olması herşeyi özetliyor.

İran ,üzerinde tehditlerini sürdüren ABD'nin geçen yıl yapmış olduğu opersayonlarla nokta atışı yapması "sıra sende" cinsinden bir parmak sallamaydı.

ABD'nin tek amacı petrolü ,madeni, minerali, stratejik konumu olan ülkelere çöküp bu değerlere sahip olmaktır.

Tıpkı yıllar önce yol kesip, kervanları soyan eşkiya misali.

Son olarak ABD ,35 milyonluk Venezuela'nın devlet başkanını ve eşini kaçırarak" bundan böyle bu ülkeyi  biz yöneteceğiz" dedi ve dünyaya "kızım sana diyorum, gelinim sen işit" mesajını verdi. 

işin ilginç tarafı bu eşkiyanın çöktüğü ülkeye "adalet ve demokrasi" getireceğiz demesiydi.

Dünya şaşkın. İsrail'i protesto için aylardır mitingler, yürüyüşler yapan ve akılarına                            " kahrolsun ABD" sloganı  gelmeyen kesimler şaşkın.

Kolombiya,İran,Brezilya,Küba "sıra bize mi geliyor?" diye endişe duymakta haksızlar mı!

Sahi.Fetö yapılanması ABD'nin bir projesi değilmiydi?

Kozmik odaya kimler nasıl girmişti?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komuta kademesininde nasıl yuvalanmışlardı.

Bu olayları görüp,değerlendirdiğimde 1969 yılında ABD'nin 6.Filosunu protesto eden ama vatan hainliği damgası yiyen yiğit gençlere nasıl haksızılık edildiğini ve katil ABD'ye "ehveni şer" diyen saf müslümanları hatırlarım.

21.Yüzyılda tüm dünyanın gözü önünde bir ülkenin devlet başkanı kaçırılıyor ve emperyalist güç artık bu ülkeyi ben yöneteceğim diyip, alay edercesine  adalet,refah ve mutluluk getireceğini söylüyor.

Güçten değil,haktan,adaletten,bağımsızlıktan ve demokrasiden yana olan tüm vicdanların artık bu azgın eşkiyaya bir dur demesinin vakti gelmiş bulunmaktadır.

ABD, kimseyle dost değildir.Çıkarları ve beklentileri doğrultusunda suni bir dostluk gösterisi sunması taktiği gereğidir.

ABD'nin Türkiye üzerindeki hesapları  dün olduğu gibi bugün de vardır.  Bu tehlikeden ancak Güçlü Devlet, Güçlü Ekonomi ve Güçlü Ordu ile baş edebiliriz.  


© Pusula Gazetesi