Haftalık Borsa Yorumu – (13-17 Nisan 2026)
ABD ile İran arasındaki ateşkes bir ayı aşkın süredir baskı altında kalan piyasaları rahatlattı.
Petrol fiyatlarında düşüş, borsalarda alım, dolarda zayıflama, euroda güç kazanımı, altın ve gümüş fiyatlarında toparlanma, ABD tahvil faizlerinde düşüş olarak kendini gösterdi. Şartlı ve Lübnan’a saldırılar nedeniyle “kırılgan”bir ateşkes olarak tanımlandı. Piyasalar hafta sonu ABD ile İran arasındaki görüşmelere odaklanmıştı. Ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadı. Bu durum piyasalara olumsuz yansıma gösterebilir. Ancak ateşkesin korunması daha sınırlı bir yansımaya neden oldu. Hürmüz Boğazı’nın açılması ve geçiş ücreti alınmaması, uranyum zenginleştirme, savaş tazminatı, bundan sonra saldırı olmayacağına dair garanti verilmesi gibi konu başlıkları vardı. Bunların aşılması ilk bakışta pek kolay görülmüyordu. Ancak iki tarafın da savaştan yorulduğu, hava saldırılarıyla sonuç alınmasının zorluğu, anlaşmanın herkesin yararına olacağı ve küresel ekonomideki tahribat dikkate alındığında bir uzlaşı çıkması daha mümkün görülüyordu. Piyasalar ateşkes sonrası bazı ihlaller olsa da temkini de çok fazla elden bırakmadan anlaşma olasılığını fiyatlamaya devam etti. Ancak Trump’ın öngörülmez, söylem ve tavırlarına güvenilmez biri olduğu konusunda hiç bir şüpheye mahal yok. Böyle düşünenlerin bu konuda referansı oldukça kuvvetli. Trump son açıklamasında “anlaşma olmazsa gemileri yüklüyoruz” diyerek yine tehdit etti. Son açıklaması ise Hürmüz Boğazı’na abluka uygulayacağız oldu. Bu sabah itibariyle piyasalar anlaşma sağlanamamasını fiyatlamaya başladı. Borsalarda düşüşler, petrol fiyatlarında yükseliş, dolarda değer kazanımı, altın ve gümüş fiyatlarında gerileme şeklinde. BIST100 Endeksi’ne bakıldığında ise, İran savaşı başlamadan önceki haftayı 27 Şubat günü 13.717 seviyesinden kapatmıştı. Son kapanışı 14.000’in üzerinde. En hızlı toparlayan Borsa İstanbul oldu. Bir ayı aşkın devam edendüşüş3-4 günde telafi edildi. Altın ve gümüş savaş öncesinin oldukça gerisinde kalırken ABD ve Almanya borsaları henüz savaş öncesi seviyelerine gelemedi. Dolar savaş öncesine göre biraz daha değerli durumda. Türkiye gösterge tahvil ise savaş öncesinin üç puan kadar üzerinde. En önemli gösterge olan petrol ise savaş başlamadan önceki seviyenin %25 üzerinde. Hazine ve Maliye Başkanı Mehmet Şimşek, cari açık, enflasyon ve büyümede revizyondan söz etti. Küresel ekonomi için IMF de benzer uyarılarda bulundu. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, yeni barış kalıcı olsa bile büyüme daha yavaş olacak” dedi. Yatırımcılar ABD-İran görüşmelerinin sonuçlarına göre yön belirleyecek. Anlaşma sağlandığı taktirde risk iştahı artacak ve borsalar daha fazla öne çıkacak. Borsa İstanbul’da ise tavsiye olarak görülmemesi kaydıyla bankalar ve havayolu şirketlerinin bu duruma en çabuk tepki verecek sektörler arasında olacağını tahmin etmek zor değil. Yabancının ilgisinin devamı beklenebilir. Dolardaki zayıflama ve tekrar düşük faiz ortamına geri dönüş olasılığı güçleneceği için altın ve gümüş fiyatlarında yükselişin devamı olasıdır. Anlaşma olmaz ise savaş şartları ve gergin piyasa koşullarına bağlı olarak savunma ve petrokimya hisseleri yine yakın takipte olacaktır. Ekonomik verilere duyarlılık barış ortamı gelirse tekrar artabilir. 17 Nisan’da S&P’den Türkiye’nin kredi notu konusunda değerlendirmeler bekleniyor. Fitch ise, Cuma akşamı Türkiye’nin görünümünü rezervlerdeki erimeyi gerekçe göstererek “pozitif’ten durağan’a” çevirdi. Ama piyasalara etkisi olmaz. Türkiye’nin 5 yıllık risk priminde (CDS) hızlı düşüş sürüyor. 230’lu seviyelere gerileyen CDS’ler savaş sırasında 300’ün üzerini test etmişti.
TCMB verilerine göre 3 Nisan ile biten haftada; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 217 milyon dolar, tahvil ve bonoda 784 milyon dolar, toplamda 1 milyar dolarlık satış yaptılar. Yabancı yatırımcıların ateşkes sonrası Türkiye mali piyasalarına tavrını ise gelecek Perşembe günü görebileceğiz. Borsadaki seyre bakıldığında geçen hafta alıcı olmaları çok muhtemel görülüyor. Savaş nedeniyle çıkan sıcak para barış ortamı gelirse geri dönebilir. Aynı hafta TCMB brüt rezervlerinde 6.3 milyar dolar artış, swap hariç net rezervlerde ise 1.8 milyar dolar düşüş gözlenirken yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında 5.8 milyar dolar yükseliş gözlendi. Savaş biraz dövize yönelim sağlamış görülüyor. Savaş ile birlikte TCMB rezervlerinde yaklaşık 50 milyar dolarlık gerileme yaşandı. Altın ve döviz satışıyla birlikte altın fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle önemli sayılabilecek bir rakam. Rezervlerdekidüşüşün%27’sinin altın hareketinden kaynaklandığını söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek rezerv yeterliliği açısından sorun görülmediğini söyledi. Savaş biterse TCMB tekrar rezerv biriktirmeye başlayacak. Bunun için hangi yöntemi kullanacağı piyasalar için önemli. 19 Mart süreciyle aynı miktar rezerv kaybı olmuş ve faiz artırımına gidilmiş, TCMB politika faizini %42.5’den %46’ya çekmişti. Piyasalar rezervlerde düşüş söz konusu olunca aynı durumu dillendirdi. TCMB zaten savaşın başlamasıyla haftalık repo ihalelerini iptal ederek üç puanlık örtülü bir faiz artırımına gitmişti. TCMB’nin nasıl bir yol izleyeceği konusunda 22 Nisan’daki toplantı beklenecek. ABD ile İran arasında anlaşma sağlanırsa “bekle gör” olasılığı güçlenebilir.
