"Hukuktaki süresiz nafaka düzenlemesi iptalinin ekonomik etkileri..."
Türk hukuk ve makroekonomi tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 4 Haziran 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı, Türk Medeni Kanunu Madde 175’te yer alan yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir. Karar, 9 ay sonra yürürlüğe girecek ve TBMM’ne yeni bir yasal düzenleme için süre tanımıştır.
Bu karar, yalnızca hukuki bir müdahale değil; aynı zamanda uzun süredir tartışılan sosyo-ekonomik dengesizliklerin giderilmesine yönelik kritik bir adımdır. Hem nafaka alacaklılarının korunması hem de borçluların sürdürülebilir yükümlülük altına girmesi amaçlanarak, sistemin daha adil ve verimli hale getirilmesi hedeflenmektedir.
Eski Sistemin Yarattığı Sorunlar ve Ekonomik Tahribat
Kısa süreli evliliklerde (1-2 yıl veya daha az) dahi ömür boyu nafaka yükümlülüğü, özellikle kronik enflasyon ortamında ciddi ekonomik baskılar yaratmıştır.
Yargıtay içtihatları uyarınca nafakalar her yıl TÜFE/ÜFE oranında artırılmakta, bileşik enflasyon etkisiyle borçlunun gelir artışını aşan bir yük oluşturmaktadır.
Başlangıçta makul olan ödeme, 10-15 yıl içinde borçlunun maaşının önemli bir bölümünü tüketebilmekte ve ödenemez hale gelebilmektedir.
Bu durum iki yönlü kayıt dışılığa teşvik etmiştir:
• Alacaklı taraf: Resmi bir işe girme veya sigortalı çalışma durumunda nafakanın kesilme riski nedeniyle işgücü piyasasından kısmen uzaklaşma.
• Borçlu taraf: Maaş haczi riskine karşı gelirini gizleme, asgari ücret üzerinden gösterme veya kayıt dışı çalışmaya yönelme.
Sonuçta devlet, önemli ölçüde Gelir Vergisi ve SGK primi kaybına uğramış, aynı zamanda artan sosyal yardım harcamalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Kısa evliliklerden kaynaklanan orantısız mali yükümlülükler, borçlunun yeni evliliği ve çocuklarının refahı üzerinde de olumsuz etki yaratabilmiştir.
Maliye Politikaları ve Devlet Bütçesi Üzerindeki Etkiler
Süresiz nafaka sistemi, vergi tabanını daraltan ve kamu maliyesini zayıflatan yapısal sorunlar barındırmıştır. Her iki tarafın da kayıt dışılığa itilmesi, devletin vergi gelirlerini azaltırken sosyal destek programlarına olan talebi artırmıştır. Bu, hem kaynak israfına hem de ekonomi politikalarında etkinlik kaybına yol........
