menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erol Taşdelen Yazdı…Küresel İflas Yavaşlıyor, Türkiye yüzde 29 arttı: Görmediğimiz Kriz Derinleşiyor

17 0
15.04.2026

Dünya ekonomisi yavaşlıyor ama Türkiye duruyor. Aradaki fark işte tam burada.

Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan Küresel İflas Raporu, ilk bakışta “iyi haber” gibi okunabilir. Küresel iflas artışı 2024’teki %15 seviyesinden 2025’te %7’ye gerilemiş durumda. Yani dünya ekonomisi frene basmış ama kontrolü kaybetmemiş.

Türkiye aynı yolda değil.Türkiye fren yapmıyor.Türkiye duvara yaklaşıyor.

Türkiye’de iflas değil, bilanço çöküşü yaşanıyor: Türkiye’de şirket iflasları %29 arttı.

Bu oran bir istatistik değil. Bu, reel sektörün verdiği sessiz bir alarmdır. Çünkü burada yaşanan klasik bir iflas dalgası değil.Bu bir:

faiz-kur-talep üçgeninde sıkışma

Bugün Türkiye’de birçok firma:

Satış yapıyor ama tahsil edemiyor

Kâr ediyor ama nakit üretemiyor

Ayakta ama sürdürülebilir değil

Bu tabloyu anlamadan iflas rakamlarını okumak eksik olur.

Asıl sorun: “Yaşayan ama ölü bilançolar”

Türkiye’de bugün birçok işletme teknik olarak iflas etmiş değil.

Ama gerçekte: finansal olarak yaşamıyor

Buna ben “yaşayan ama ölü bilançolar” diyorum.

Banka kredisiyle dönüyor

Vade uzatarak ayakta kalıyor

Tedarikçiye borçla üretim yapıyor

Ama aslında sistemden sürekli oksijen alıyor.

Bu oksijen kesildiği an: İflas değil, zincirleme çöküş yaşanır.

Faiz politikası: Enflasyon düşerken şirketler düşüyor

Bugün uygulanan ekonomik modelin temelinde şu var: Talebi baskıla → Enflasyonu düşür

Ama pratikte Türkiye’de şu oldu:

Finansman maliyeti arttı

Enflasyon düşmeden şirketler düşmeye başladı

Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: Enflasyonu düşürmek için reel sektörü ne kadar feda edebiliriz?

Konkordato: Çözüm değil, geciktirilmiş iflas

Son dönemde konkordato başvurularındaki artış tesadüf değil.

Bir yeniden yapılandırma aracı olmaktan çıkıyor

Bir “zaman kazanma” mekanizmasına dönüşüyor

Sorunu çözmek için değil

zaman kazanmak için konkordato istiyor

Bu da bize şunu gösteriyor:

Sorun geçici değil.Sorun yapısal.

Bankacılık sistemi: Sessiz risk büyüyor

Şu an bankacılık sistemi güçlü görünüyor.

Yakın izlemedeki krediler artıyor

Yeniden yapılandırmalar çoğalıyor

Tahsilat süreleri uzuyor

Ve bankacılıkta risk biriktiğinde sonuç her zaman gecikmeli gelir.

Küresel tablo neden önemli?

Dünya genelinde iflas artışı yavaşlıyor.

Ama Türkiye hızlanıyor.

 Sorun sadece küresel değil

yerel politika etkisi çok daha belirgin

Aynı küresel şartlarda:

Bazı ülkeler yavaşlıyor

Türkiye daha fazla sıkışıyor

Bu da bize şunu söylüyor: Türkiye’de kriz dış kaynaklı değil, iç dinamikli

Asıl risk: “Ani duruş” (Sudden Stop)

Bugün Türkiye ekonomisinde en büyük risk şudur: Her şey bir anda durabilir

Bu noktaya gelmeden önce:

İflas verileri artarKonkordatolar çoğalırNakit akışı bozulur

Bugün tam olarak o aşamadayız.

Son söz: Bu bir kriz değil, daha tehlikelisi

Bugün yaşanan durumu klasik kriz olarak okumak hata olur.

uzayan sıkışma dönemi

sessiz bilanço erimesi

kontrollü daralma süreci  

Ama bu süreç uzarsa: kontrol kaybolur.

Türkiye ekonomisinin önündeki asıl soru şu: Bu sıkışma yönetilebilir mi; yoksa zincirleme iflaslara mı dönüşecek?

Cevap, sadece faiz politikasında değil; reel sektörü ne kadar yaşatmak istediğimizde gizli.

Yazarın izni ile Bankavitrini.com dan  alınmıştır.


© Para Analiz