Gloria Steinem ve kürtaj: Sürmekte olan bir mücadele
Amerikan feminist hareketinin en tanınmış isimlerinden biri olan gazeteci ve aktivist Gloria Steinem, 92 yaşında, 2 Eylül’de hayatını kaybetti. Ölüm haberinin ardından Amerikan medyası, özellikle kadın gazeteciler ve feminist hareketin içinden isimler, onun mirasını art arda andı — kimi 60 yılı aşan aktivizmini, kimi Amerika’nın öncü feminist yayın organlarından biri sayılan Ms. Magazine ile kurduğu mecrayı, kimi de kadınların kamusal alanda söz sahibi olma mücadelesindeki simgesel yerini vurguladı.
Bu ismi bana da uzak bir tarih değil, biraz daha yakın kılan bir detay var: Geçen yıl bir meslektaşımla birlikte hazırladığımız bir araştırma haberi Ms. Magazine’de yayımlanmıştı. Yayın öncesi derginin tarihçesini araştırırken karşıma çıkan isim Steinem’di. Onu hiç tanımamış olsam da, Türkiye’den bir gazeteci olarak, Amerikan feminist hareketinin kurucu isimlerinden birinin kurduğu bir mecrada yer almak, onun mirasının hâlâ ne kadar canlı ve uluslararası olduğunu bana hissettirmişti.
Ama bu anmaların çoğunun ortak bir noktası var: Steinem’in mirasını konuşurken, aslında hâlâ bitmemiş bir mücadeleyi konuşuyor olmamız. Çünkü o, hayattayken hem kürtaj hakkının anayasal güvenceye kavuştuğunu, hem de bu güvencenin elinden alındığını gördü.
Bu mücadelenin kökeninde kendi deneyimi de vardı: 1957’de, henüz 22 yaşındayken, Hindistan’a giderken yolu İngiltere’ye düşmüştü — orada, kürtaj hâlâ yasadışıyken, bir doktorun yardımıyla kürtaj olmuştu. Bunu yıllarca kimseye anlatmadı.
1969’da, New York’ta bir kilise toplantısında kadınların kendi kürtaj deneyimlerini ilk kez halka açık şekilde paylaştığını dinlediğinde bir şey değişti. Steinem bu anı daha sonra şöyle anlatacaktı: “Hayatımda ilk kez, kadınların ayağa kalkıp, halka açık şekilde konuşulmaması gereken bir şey hakkında gerçeği söylediğini gördüm.” Kendi deneyimi artık anlam kazanmıştı — ve bu, onun yazıdan sokak aktivizmine geçtiği dönüm noktası oldu.
Steinem, kürtajın ülkenin çoğu eyaletinde hâlâ suç sayıldığı 1972 yılında, kurduğu Ms. Magazine’in ilk sayısında aralarında kendisinin de bulunduğu 53 tanınmış kadınla birlikte “Kürtaj Olduk” başlıklı bir bildiri yayımladı. Amaç basitti: Kürtajın yasadışı olmasının kadınları bundan vazgeçirmediğini, sadece bunu gizlice ve güvensiz koşullarda yaptırmaya zorladığını herkese göstermek. Bu........
