Osmanlı'dan miras müsadere kültürü... Siyasi zihniyet değişmiyor
HEDEF İMAMOĞLU
Hafta sonu televizyonda Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun İzmir konuşmasının bir bölümüne denk geldim. Dedi ki:
- “İktidar zalimliğine yeni bir sayfa ekledi. Dün öğrendim ki aralarında kimi yol arkadaşım, kimi tanıdığım, kimi hiç tanımadığım insanların mal varlıklarına, banka hesaplarına el koymuşlar. Dedim ya, aralarında tanımadıklarım da var. Herhâlde selam verdim diye ya da bana geçerken dokundu diye onları da yaktılar…”
Bu sözler ardından gazeteciler arasında yoğun telefon trafiğinde “kimdir bu isimler” konuşulmaya başlandı. Herkes tahminlerde bulundu.
Cumhuriyet gazetesi dün üç ismi yazdı:
- “Bu isimler arasında İmamoğlu’na seçim kazandıran kampanyayı yapan Necati Özkan, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş gibi isimler dışında, İmamoğlu’nun aile şirketinin genel müdürü Tuncay Yılmaz da var. İmamoğlu’nun ‘aralarında tanımadıklarım da var’ dediği isimlerin önemli bölümü ise İBB iştiraklerinden ihale alan şirketlerin sahipleri.”
Asıl hedefin, Cumhurbaşkanlığına aday İmamoğlu olduğunu bilmeyen yok sanırım!
Gazeteciler ile telefonda konuşurken aklımda tek cümle vardı:
Bu ülkenin siyasi kültürü, politik davranış kalıpları hiç mi değişmez?
Şunu demek istiyorum:
DEĞİŞMEYEN ZİHNİYET KODLARI
Osmanlı döneminde en çatışmalı kavramlardan biri, “müsadere” oldu. Yani, özel mülkiyete devlet tarafından el konulması!
Tarihçi İsmail Hami Danişmend’e göre Fatih/İkinci Mehmet’e kadar bilinen pek bir müsadere olayı yaşanmadı. İstanbul fethi sırasında Bizans’tan rüşvet alarak fethe muhalefet ettiği iddiasıyla Veziriazam Çandarlı
Halil Paşa........
© OdaTV
