Aydınların Güneş-Dil Kuramı sınavı... 1938 Karşı Devrimi...
Bu hafta Türk Dil Kurumu'ndaki 1938 karşı devriminden ve Atatürk’e karşı aydın ihanetinden bahsedeceğiz. Atatürk’ün Türk Tarih Tezi ve Türk Dil Tezi, buna bağlı olarak Güneş-Dil kuramı onun ölümünden sonra rafa kaldırıldı. Ben buna yasaklama diyorum ki, işin doğrusu budur. Bu yasakla birlikte TDK’nın kadro yapısı nasıl değişti? Atatürkçü olduğunu iddia eden binlerce yazar, Atatürk’ü dilinden düşürmeyen Türk akademisi nasıl bir pişkinlikle Atatürk’ün tezlerinden, o tarihten beri, 88 yılda bir kez dahi bahsetmedi!.. (Birkaç istisna dışında) Herkes bir “ihanet, hainlik”tir tutturmuş bu günlerde. Bakalım ilk ihanet kime yapılmış.
Atatürk’ün tarih tezinin Türk tarihçileri tarafından ihanete uğratıldığına önceki başka yazılarda değinmiştim. Şimdi Güneş-Dil konusundaki büyük ihanetten bahsedelim. Atatürk’ün ölümünden sonra bu kuramdan olumlu yönleriyle bahseden yalnızca iki kalburüstü yazar biliyorum: Attila İlhan ve Soner Yalçın.
Bu 88 yılda Atatürk’ün dil tezlerinden olumsuz anlamda söz eden, hatta onunla alay eden bazı gerici, sağcı yazarlar çıktı. Onların sayısı bile pek fazla değil. Aynı kafadaki büyük çoğunluk susmayı ya da yaptıkları dedikoduları, karalamaları yazıya geçirmemeyi yeğledi.
Liberal ve sol çevrelerden, etnikçi sözde soldan da bu tezleri “ırkçı, aşırı, milliyetçi, bilim dışı” gösterenler oldu. Hatta bir diktatörün hezeyanları sayanlar. İlk aklıma gelenler Fikret Başkaya, İsmail Beşikçi. Ortaya karışık takımdan İlber Ortaylı ve Celal Şengör gibiler de topa girmeme, biraz zorlandıklarında ise bu tezlere nefret kusma tutumu gösterdiler.
Cumhuriyetçi, Atatürkçü, sol kesimin saygın yazarlarından Melih Cevdet Anday bile Atatürk’ün Güneş-Dil hamlesini zararlı bulanlar arasındaydı.
Geri kalan binlerce, on binlerce yazar, bilim insanı, akademisyen? Sustu…........
