Türk Şirketlerindeki Temel Yapısal Problem
Bir şirketin başarısını, büyük ölçüde netleştirilmiş roller belirler.
Ne demek mi istiyoruz? Tabii ki güçler ayrılığını kastediyoruz. Yani, en basit anlamıyla bakıldığında işleri yapan ve kontrol eden birimlerin ayrı olmasını.
Bir atasözümüz vardır. Sever ve çokça da kullanırız: İnsan beşer, kuldur şaşar.
Yani, İnsan kusursuz değildir; yaratılışı gereği hata yapar, yanılır. Bu doğasında vardır.
Tarih de alınan yanlış kararlar, yapılan hatalar nedeniyle batan ya da yok pahasına el değiştiren şirket örnekleriyle doludur. Bu hazin sonlara sebep olan yanlış kararlarda; yetersiz bilgi de insanın duygusal olarak karar verip daha sonra mantığı ile bunları gerekçelendirmeye çalışması da etken olabilir. Sebep ne olursa olsun sonuç değişmez ve ortaya tüzel kişilikler, çalışanları ve tüm paydaşları açısından önemli bir fatura çıkar. Bunun içindir ki, şirketlerde bu nevi kararları engelleyecek, icracı birimlerin de yaptıkları işlerden dolayı bir gün hesap verebileceklerinin bilincinde hareket etmelerini sağlayacak “fren mekanizmaları” olmalıdır.
Bu noktada bir metafor kullanalım. Otomobiller birçok kişinin ilgisini çeker. Kaç beygir gücünde olduğu, sıfırdan yüz kilometreye kaç saniyede çıkabildiği, torku gibi hususlar çokça sorulur. Ancak, bu araçların sağlıklı bir şekilde yola devam edebilmeleri için gerçek ihtiyaç motorları ya da gaz pedalları mıdır yoksa fren pedalı mı? Fren pedalı olmayan bir araç, herhangi bir yere çarpmadan kaç metre (kilometre demiyoruz, metre) gidebilir?
Bu pedalların etkin ve zamanında, koordinasyon içinde kullanımı bizleri bir yerden bir yere götürebilir. Yanlış kullanımı ise mutlaka bir noktada araca hasar verecektir. Bu hususu farklı bir şekilde ifade etmemiz gerekirse, tek bir kişinin ya da tek bir birimin baskın olduğu, bir nevi “tek adam/birim” yapıları sadece gaz veya sadece fren pedalına basarak ileriye gitmeye çalışan bir araç gibidir. Araç (ya da şirket) ya hiç yol kat edemeyecek ya da bulduğu ilk engele çarpacaktır. Her şeyin tek bir kişinin/birimin kararı ya da söylemine bağlı olmadığı bir yapı için de rollerin “icracı” ve “icracı olmayan” olarak ikiye ayrılması ve bu ayrım arasındaki çizginin dikkatle korunması, geçişmelerin engellenmesi........
