Kırmızı Şaraptan KHK Listelerine: Aydının Bitmeyen Yargılanışı
Bu coğrafyada iktidar ile bilgi arasındaki kavga yeni değil. Devletin akılla, eleştiriyle ve düşünceyle kurduğu gerilim, dönemsel bir sapma değil; neredeyse yapısal bir süreklilik. Aydın, bu topraklarda çoğu zaman hakikatin taşıyıcısı değil, iktidarın huzursuzluğu olarak görüldü. Çünkü bilgi, kendiliğinden masum değildir; soru sorar, karşılaştırır, tarihsel bağ kurar ve en önemlisi iktidarın “doğal” sayılmasını bozar.
Türkiye’de aydınlara yönelen baskının izini sürdüğümüzde, karşımıza birbirinden kopuk olaylar değil, aynı mantığın farklı zamanlardaki tezahürleri çıkar. İktidar değişir, rejimler dönüşür, ama bilgiye duyulan tahammülsüzlük biçim değiştirerek varlığını korur.
Bu hikâyenin erken sayfalarından biri Mehmet Başaran’ın Acılı Kuşak’ında saklıdır. Kırmızı şarap içtikleri için “komünist” ilan edilen aydınlar, aslında yalnızca bir içki tercihi yüzünden değil; temsil ettikleri kültürel dünyadan ötürü hedef alınmışlardı. Kırmızı şarap ile “kızıl” arasında kurulan o ilkel ama etkili paralellik, devlet aklının simgesel düşünme biçimini de ele verir: Renkler, sözcükler, alışkanlıklar suç deliline dönüşebilir.
Burada mesele gerçekten komünizm değildir. Asıl tehdit, farklı bir hayat tarzının, başka bir estetiğin, iktidarın makbul saydığı yurttaş tipinin........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin