Kerkük’te 102 Yıl Sonra Türkmen Eli: Hasret Bitti, Şimdi Sınav Başlıyor!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Musul, Kerkük ve Türkmeneli konusunda taşıdığı derin hassasiyeti yansıtan şu sözü, bugün hâlâ yol göstericidir:
“Hep kabul ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudud meselesi tayin ve tespit edilirken hudud-u millimiz İskenderun’un cenubundan geçer, şarka doğru uzanarak Musul’u, Süleymaniye’yi, Kerkük’ü ihtiva eder. İşte hudud-u millimiz budur.”
(1 Mayıs 1920, TBMM konuşması)
Bu tarihi mirasın ışığında, 16 Nisan 2026’da Kerkük Vilayet Meclisi’nde yaşanan gelişme, Türkmen varlığı açısından gerçek bir dönüm noktası niteliğindedir.
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa, 14 üyeli mecliste 12 oy alarak Kerkük Valisi seçildi.
Eski vali (KYB’li Rebvar Taha) istifa etti ve Ağa görevi devraldı.
Yaklaşık 102 yıl aradan sonra ilk kez bir Türkmen, Kerkük’ün valilik koltuğuna oturdu.
Türkmenler sokaklara dökülüp bayraklarla kutlama yaparken Ağa, “100 yıllık hasreti bitirdik” dedi.
Bu cümle, sadece bir vali değişikliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor.
Soru şu:
Bu olay “Türkmen Varlığı” açısından ne anlama geliyor?!
• Sembolik ve siyasi güçlenme:
Kerkük, Türkmeneli’nin kalbi ve en stratejik şehridir.
2003’ten beri Kürt idaresinin ağır bastığı dönemde Türkmenler yönetimde hep ikinci planda kalmıştı.
Bu atama, Türkmenlerin “azınlık” değil, kurucu unsurlardan biri olarak masada yer aldığını resmen tescil ediyor.
• Temsiliyet ve haklar:
Vali koltuğu; bütçe, güvenlik, eğitim ve dil hakları konusunda Türkmenlerin sesini daha güçlü kılacak.
Uzun yıllardır süren “Kerkük’te Türkmen yok sayılıyor” algısı ağır bir darbe yedi.
• Moral ve birlik:
ITC üzerinden örgütlü Türkmen siyaseti ilk kez böyle somut bir başarı elde etti.
Irak’taki 3-4 milyon Türkmen için güçlü bir “Biz hâlâ buradayız ve hakkımızı alıyoruz” mesajı verdi.
Hasılı:
1920’lerden beri ilk kez kendi şehirlerinde en üst makamı ele geçirdiler.
Bu, Türkmen varlığı için adeta bir yeniden doğuş işaretidir.
• Olayı nasıl değerlendirmek gerekir?!
Bu gelişme kesinlikle olumlu ve umut vericidir.
Kerkük çok etnikli bir yapıya sahip (Türkmen, Kürt, Arap).
Bir Türkmen vali, dengeyi biraz olsun sağlayarak tek taraflı Kürt hâkimiyetini kırıyor.
Türkiye’nin bölgedeki Türkmen politikasıyla da örtüşüyor; ITC zaten Ankara’nın desteklediği bir yapı.
Diplomasi ve sabırlı siyasetin meyvesi gibi duruyor.
KDP’nin (Barzani kanadı)........
