Dikkatimi çeken terim
Öncelikle baştan belirteyim:
Daima yazdığım gibi, Devlet Bahçeli’nin milli çözüm sürecini “ama’sız fakat’sız” destekliyorum...
Erdoğan’ın yıllardır ortaya koyduğu barış iradesini destekliyorum…
Öcalan’ın silahları bırakın PKK’yı tasfiye edin mektubunu destekliyorum...
Ve fakat:
Öcalan’ın mektubundaki bazı satırlar dikkatimi çekti: Mektubunda üç kez altını çizdiği bir kavrama takıldım: Reel Sosyalizm!
Özetle dedi ki:
- PKK, reel-sosyalizm kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
- PKK, teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır.
- 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü PKK’nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrarına yol açmıştır.
- Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Peki nedir bu reel sosyalizm?
Kavram, Brejnev döneminde 1960’larda doğdu. Buna göre, Sovyetler Birliği ve Doğu Bloğundaki yaşamın pratiği, sosyalizmin kitaplara uygun yansımasını mümkün kılmıyordu.
“Reel sosyalizm” terimi Sovyetler Birliği’nin sosyalist olmadığını vurgulamak isteyen solcular tarafından kullanılmaya başladı:
- Sovyetler, kapitalist blok karşısında başarısızlığa uğrayarak yerini yeniden kapitalist egemenliğe bırakarak sosyalizm idealine son vermiştir.
Gelelim Öcalan’ın mektubundaki çelişkiye:
PKK kuruluşu itibariyle teori olarak “Maocu” örgüttü ve “Maoist” kır gerillası taktiğiyle yola çıktı. Köylü ayaklanması gerçekleştirecekti: Uzun Süreli Halk Savaşı Stratejisi! Dolayısıyla:
Mao gibi, dogmatik-tutucu bulduğu Sovyetler Birliği’ndeki........
© Nefes
