menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ben ile Biz

282 9
18.03.2025

Prof. Yalçın Küçük, MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve on gazeteci FETÖ kumpasıyla Silivri Cezaevi’ne atıldık...

Dokuz ay sonra Çağlayan Adliyesi’ndeki ilk duruşmaya çıktık...

Yalçın Küçük savunmasında sürekli “biz” diye konuşunca Ahmet Şık oturduğu sanık sandalyesinden hırsla kalkıp bağırdı; “bizim adımıza konuşma, kendi adına konuş, hepimiz bir değiliz!”

Bu tepkinin sebebinde; dışarıda kendine “Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Arkadaşları” diyen grubun etkisi vardı kuşkusuz. Onlar da kendilerini “bizden” ayırıyorlardı! “Biz” kafalarında peşinen suçlu idik…

Yalçın Hoca, Ahmet Şık’ın sert tavrına şaşırdı, dedi ki:

- “Birinci tekil şahıs konuşmak/‘ben’ demek, bizim (sol) kültürümüzde ayıp sayılır. Yoksa tabii ki burada ‘biz’ desem de kendi adıma konuşuyorum…”

Ah ne günlerdi… Çoğumuz birbirimizi tanımıyorduk. Buna rağmen FETÖ bizleri ayırmadı; Ergenekon örgütü suçu yaratarak hepimizi “kumpas çuvalına” soktu.

Sonunda hepimiz aralıklarla tahliye olduk ve beraat ettik. Zamanla “Ahmet ve Nedim” de, “Ahmet ve Nedim’in Arkadaşları” da paramparça oldu. Hepimiz bir yerlere savrulduk. “Biz”den geriye hoş bir sada bile kalmadı...

Odatv davasını/duruşmasını hatırlamama yeni çıkan bir kitap sebep oldu:

Kim olduğuna dair yüzeysel bilgilere sahiptim. Ama kim olduğunu hep merak ederdim:

Dünya komünist hareketinde önemli rol oynamış “Roy” diye bilinen, Hindistanlı “milliyetçi” devrimci Manabendra Nath Roy (1887-1954)…

Özellikle sömürge-bağımlı ülkelerin devrimlerinde sosyalist eylem çizgisinin ne olması gerektiği konusunda, Lenin’in........

© Nefes