Kredi kartı ekstresi enflasyonu gösteriyor
Evinizin kapısından içeri girdiğinizde aslında mikro bir devlete geçiş yaparsınız. Gelir-gider dengesi şaştığında, bütçe açığını kapatmak için tıpkı devletler gibi kredi pazarlıklarına oturursunuz. Bankanın size uyguladığı faiz, sizin risk priminiz olur. Tadilat planları birer ‘kamu yatırımıdır.’ Mutfağı yenilerken, hızlı tren hatları için olduğu gibi önce kaynak sorununu çözmeniz, uzun vadeli finansman modelleri geliştirmeniz gerekir.
Bankanın bize kredi limitini kapatmasıyla, yabancı fonların Türkiye’den elini çekmesi arasında da trajik bir benzerlik vardır. Devletlerle evlerimiz arasındaki tek fark; kamu bütçesi açık verince vergileri artırabilir, oysa biz sadece soframızdaki ekmeği küçültebiliriz.
TÜİK’in enflasyon hesabı gibi bizim de bir enflasyon hesabımız var. Varsın TÜİK, enflasyonu yüzde 30.8 olarak hesaplasın; biz kendi hesabımızı yaparken, kredi kartı ekstresine bakarız. TÜİK madde sepetini ısrarla gizlemeye devam etse de faturalarından oluşan bizim madde sepetimizde her şeyi ayan beyan........
