menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Macarlar böyle başardı...

136 0
16.04.2026

İnsan bazen bir olayın ardından omuzlarını düşürür ve kısa bir cümle kurar:

Bu cümle ilk bakışta bilgelik gibi görünür... Sanki hayatın iniş çıkışlarını anlamış, dünyanın karmaşasını çözmüş bir insanın dingin ifadesidir ama…

Çoğu zaman öyle değildir... Çoğu zaman bu cümle bir bilgelik değil, bir yorgunluk cümlesidir...

Çünkü “hayat böyledir” demek çoğu zaman şu anlamı taşır:

“Ben artık mücadele etmeyeceğim…”

İnsanlık tarihi ise tam tersini: “hayat böyle olmamalı” diyenlerin tarihidir.…

Eğer insanlar “hayat böyledir” diyerek kaderlerine boyun eğselerdi kölelik kalkmaz, kadınlar oy hakkı kazanamaz, demokrasi doğmaz, bilim ilerlemezdi...

Çünkü bütün büyük dönüşümler bir itirazla başlamıştır…

Bir insanın ya da toplumun çöküşü de çoğu zaman tam bu noktada başlar:

Adaletsizliğe alışıldığında…

Yoksulluğa alışıldığında…

Yalana alışıldığında…

Alışmak, en tehlikeli uyuşturucudur…

Bir toplum haksızlığa ilk tepki verdiğinde gürültü çıkar ama zamanla insanlar “yapacak bir şey yok” demeye başlar... İşte o anda mücadele bitmeye başlar zira güç sahipleri halkın korkusundan değil, halkın alışmasından güç alır…

Fakat burada ince bir ayrım vardır…

Gerçek bilgelik ile teslimiyet aynı şey değildir…

Bilgelik şunu söyler:

“Bazı şeyleri kabul etmek ama bazılarını değiştirmek zorundayım…”

Teslimiyet ise şöyle der:

“Hiçbir şeyi değiştiremem…”

İnsanları ayakta tutan şey kader değil, iradedir. Toplumları ayakta tutan şey ise umut ve cesarettir…

Bir insan veya toplum şu üç şeyi kaybettiğinde yıkılır:

Geleceğin bugünden daha iyi olabileceğine inanmazsanız hiçbir mücadeleye girmezsiniz.

Adaletsizliğe karşı duyulan ahlâkî öfke kaybolduğunda toplumlar uyuşur...

Daha iyi bir düzen hayal edemeyen insanlar mevcut düzeni değiştiremez…

Bu nedenle “hayat böyledir” diyen toplumlar tarih sahnesinden çekilir…

“Hayat böyle olmamalı” diyenler ise tarihi değiştirir…

Elbette hayat her zaman adil değildir ama… Adaletsizlik karşısında susmak kader değil, tercihtir...

Hayat bazen gerçekten zordur…

Ama insanın görevi hayatı olduğu gibi kabul etmek değil, onu daha iyi hale getirmeye çalışmaktır…

Belki dünyayı tamamen değiştiremeyiz fakat dünyaya teslim olup olmamayı seçebiliriz...

Ve bazen bir toplumun kaderini değiştiren şey büyük ordular ya da büyük paralar değildir…

Sadece birkaç insanın yüksek sesle söylediği şu cümledir:

“Hayat böyle olmak zorunda değil...”

Macarlar böyle başardı…


© Nefes