Kahramanlık şartıyla gazetecilik yapmak...
Doğru olanı görmek ve bunu kaleme almak, cesur bir duruş gerektirir.
Gazeteciliğin özü üzerine yapılan her tartışma, aslında bir toplumun kendine tuttuğu aynadır.
Geçtiğimiz günlerde Soner Yalçın’ın köşesinde altını çizdiği “anlam üretme” vurgusu, gazeteciliği sıradan bir bilgi aktarımından çıkarıp bir bilinç üretim alanına taşıyor…
Bu, doğru bir tespittir çünkü veri tek başına hakikat değildir…
Hakikat, verinin doğru bağlama yerleştirilmesiyle ortaya çıkar…
Ancak burada kritik bir soru beliriyor:
Gazeteci gerçeği yazarken korkuyorsa, bu onun kişisel zaafı mı, yoksa sistemin ayıbı mı?..
Açık konuşalım… Hiçbir insan özgürlüğünü kaybetme ihtimalini hafife alamaz…
Gazeteci de etten kemikten bir insandır; ailesi vardır, hayatı vardır, korkuları vardır…
Bu nedenle “korkuyorsan gazeteci olma” gibi romantik ama yüzeysel bir yaklaşım, gerçeği açıklamaz… Asıl mesele........
