Hepinize elveda... Artık kimsenin hiçbir şeyi olmayacağım...
Ey benim iyimser hallerim... Çabuk aldanışlarım... Hep inanışlarım... Alttan alışlarım...
Hatayı hep kendimde buluşlarım... Değmeyecekleri kafaya takışlarım...
Yoktan yere akıp giden gözyaşlarım... Herkesi insan yerine koyuşlarım...
Hepinize elveda... Ben artık kimsenin... Hiçbir şeyi olmayacağım...
Nazım’ın bu şiiri bana Dostoyevski’nin muhteşem eseri Budala’daki başkahramanı Prens Lev Nikolayeviç Mışkin’i hatırlatır…
Prens Mışkin, çevresindeki herkesin içindeki iyiliğe inanır... Kimsede kötülük aramaz…
İnsanların gizli acılarını ve çelişkilerini anında sezer...
Kendi çıkarlarını her zaman arkaya atar... Yalan söyleyemez...
Toplumsal maskeler takmadığı için her şeyi olduğu gibi, açıkça konuşur...
Kendisine haksızlık yapan, dolandıran veya hakaret eden insanları bile anında affeder...
Öfke ve kin barındırmaz…
Şair’in Mışkin’den esinlendiğine ilişkin bir açıklaması olduğunu........
